Warning: htmlspecialchars(): charset `ISO-8859-9' not supported, assuming utf-8 in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php on line 53

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 505

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 507

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 508
Forums d'A TA TURQUIE :: Revue du sujet - Bugünlere nasil geldik?
Auteur Message
cengiz-han
MessagePosté le: 04 Mar 2019 23:51    Sujet du message:



Resme yorum yapmadan once egitimin AKP doneminde Imam Hatip Okullari uzerine kuruldugunu ve Ilahiyat Fakultelerinin 20 lerden 120 lere çiktigini bir hatirlayiverelim...
cengiz-han
MessagePosté le: 04 Mar 2019 1:38    Sujet du message:

Livanelli 4 sene once yazmis. Bugun de guncelligi koruyor.

Ancak, RTE'den sonra bu kesimin yeni bir lider bulmasi o kadar kolay ve basit olmaz...

Erdoğan sebep midir, sonuç mu?


http://bit.ly/2NG2v9d


Crying or Very sad
cengiz-han
MessagePosté le: 01 Fév 2019 0:08    Sujet du message:

Atatürk'ün vizyonundan ne kadar uzakta oldugumuzun bir kaniti daha :

Diyanet İşleri Başkanı'ndan dudak uçuklatan rakam: "2011 yılında 22 ilahiyat fakültesi vardı bugün 105'e çıktı"

Imam sayisini arttirarak mi bilimde ilerleyeck bu millet.

Musluman cenahta bir yahudi dusmanligi vardir, tabii bu gunumuz Israil devletinin tutumu sayesinde beslenmekte ve benimsenmekte. Yahudi dusmani olmak, yahudiler kizmak neye yariyor, adamlar oyle ya da boyle dunyanin en onemli buluslarina sahipler. Bir okuyun :

L'une des plus grandes sources de fierté d'Israël est son nombre impressionnant d'inventions et d'innovations

http://bit.ly/2UqlpD4

Igneyi kendimize çuvaldizi baskasina batiralim. Bir de su meshur Hoca'nin videosuna bakin ki aradaki uçurumu gorun :


https://www.youtube.com/watch?v=RQsIOY6SKkI

&

https://www.youtube.com/watch?v=CWQszuMqBoQ


Iste bu kadar...
cengiz-han
MessagePosté le: 31 Jan 2019 23:49    Sujet du message:

Yukaridaki iletimin "fake" olmasindan kusku duydum.
Emre Kongar da duymus ki arastirmis ve dogruluyor :

https://www.kongar.org/aydinlanma/2012/1476_Ataturkun_Bu_Sozleri_Gercek_mi.php
cengiz-han
MessagePosté le: 08 Déc 2018 1:54    Sujet du message:

murat_erpuyan
MessagePosté le: 15 Sep 2018 16:34    Sujet du message:


https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/ugur-dundar/hastanelik-hale-gelen-hastaneler-2626843

Evet hastahaneler kagit yoklugundan basip yazili rapor veremiyorlar.

Neden kagit yok diye sorarsaniz yanitini Soner Yalçin'in bugunku yazisinda bulabilirsiniz :
Ey muhafazakar arkadaş
http://bit.ly/2pbPJ6W

!!!
murat_erpuyan
MessagePosté le: 09 Sep 2018 13:27    Sujet du message:

Bana e-posta ile geldi... Biraz da arastirma yaptim.
Bir dikili agaçlari yok, bir çivi çakmadilar diyen adama da kapak olsun. Bugun ne Etibank ne de Surmerbank var... Sonra da dusmanlar TL ile oynuyorlar diye kendimizi aldatmaya çalisiyoruz.

Citation:




NAZİLLİ... VENEZUELA... AZRA AKIN...
Dünya gerçekten küçük.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro Türkiye'yi ziyaret ediyor. İyi de, bu fotoğrafın Maduro ile ne ilgisi var, diyeceksiniz!

Var, zira Londra'da Dünya güzeli seçildiğinde Azra Akın'ın üzerindeki giysi, Sümerbank Nazilli Basma Fabrikasında üretilmişti. 80 yıl kadar önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün hayata geçirdiği AKILLI PROJE’den; Atatürk’ün SOSYAL FABRİKA PROJESİ’nden söz etmek istiyorum.

O FABRİKANIN VENEZUELLA’DA NE İŞİ VAR?

Gazeteci-yazar Banu Avar, Venezuella’da karşılaştığı bir olayı şöyle anlatmıştır:
"Şehri göreceğimiz tepeye doğru tırmanırken, Kemal Atatürk tabelasını geçince genç kız rehber heyecanla "şu fabrikayı görüyor musunuz... yanında nikah salonu, şu sağlık ocağı, şu da okul. Biz buna ATATÜRK modeli diyoruz’ dedi.”

Venezuella’da bu gördükleri ve duydukları üzerine duygulanan Banu Avar: "Venezuella tepesinde tüylerim diken diken, gururum tavan yapmıştı..." diyerek anlatmıştır heyecanıni.

Peki ama, Türkiye’den binlerce kilometre uzaktaki Venezuella’da “Atatürk Modeli” diye adlandırılan bir fabrikanın ne işi vardı?

“Atatürk Modeli Fabrika” da nedir? Türkiye’de bu fabrikadan var mıdır?
İşte bütün bu soruların cevaplarını verebilmek için şimdi hep birlikte Nazilli’ye uzanalım!




gerisini buradan okuyun ve tarihi fotograflara bakin:
http://bit.ly/2oTGF6I

Tamamlayici olarak da
Bir Ulusu Giydirmek baslikli habere bakin
http://bit.ly/2oUjER2

Ve



Citation:


Sümerbank! Etibank!
Özgen Acar

Cumhuriyet, 20 Mayıs 2014



Atatürk, savaştan yeni çıkmış genç Türk ekonomisine katkıda bulunmak ve kalkınmaya yönelik yatırımları gerçekleştirmek amacıyla Sümerbank’ı 1933’te, Etibank’ı 1935’te kurdu.

Anadolu’da ilk imparatorluğu kuran halka, günümüzde özgün adıyla “Hititler” diyoruz. Cumhuriyetin başlangıç yıllarında Fransızca yabancı dil ağırlığına sahipti.

Bu nedenle “Hitit” sözcüğü, Fransızca söylendiği biçimiyle dilimize “Eti” olarak geçmişti. Bu iki bankaya başka adlar verilemez miydi? Elbette verilebilirdi! Ancak Atatürk, Anadolu’nun geçmiş uygarlıklarına da sahip çıkılması için bu adları koydurarak, bu olguyu halkımıza her an anımsatmış oluyordu! O’nun için bu uygarlıkların kalıntıları, yalnızca “çanak-çömlek” olarak değil, her an insanların bilinçaltında yaşamaları da önemliydi.

***

Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1925’te “Dostluk ve Tarafsızlık Anlaşması” imzalandı. Anlaşma, diplomatik temsilciliklerin kurulmasının yanı sıra ekonomik ilişkilerin de güçlendirilmesini öngörüyordu.

Ruslar, önce Adana’da pamuk üretimini yönlendirip bu ilimizde bez fabrikasının kurulması için 8.5 milyon liralık kredi de açtılar. Kayseri ve Nazilli tekstil fabrikalarını kurdular. Bu yatırımlar, günümüzde Türkiye’nin tekstil dışsatımının öne çıkmasında altyapıyı oluşturdu.

Yatırım halkın tasarrufuyla yaratıldı, Türkiye’de ilk modern tekstil kuruluşu olarak büyük bir üne kavuşmuştu. Sonraları demir-çelik tesisleri, çimento fabrikaları, kâğıt ve selüloz tesisleri için de yatırımlara geçildi.

Etibank da 14 Haziran 1935 yılında, Mustafa Kemal Atatürk’ün girişimi ile Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını işletmek ve değerlendirmek üzere, sanayinin gereksinimi olan madenleri, endüstriyel hammaddeleri, enerjiyi üretmek amacıyla kuruldu

Burada dikkat edilecek en önemli nokta, birer kamu kuruluşu olan Sümerbank’ın da Etibank’ın da iki şapkaya sahip olmalarıydı. Biri “yatırımlar”, ikincisi ise bu yatırımlara maddi kaynak sağlayan “bankacılık” hizmetleridir. Türkçedeki “bir koyundan iki deri çıkmaz” sözünü çürüten bir yaratıcılık değil de nedir?

***

Ama sonra ne oldu? Sümerbank 1987’de bir “holding” olarak özelleştirildi! “Bankacılık” bölümü, 1995’te Garipoğlu Şirketler Grubu’na 103.4 milyon dolara satıldı. Hayyam Garipoğlu’nun bir cinayete ve Türkbank rezaletine adının karışması, Sümerbank’ın elinden alınmasına neden oldu. 2002’de kepenkleri indirildi!

Etibank’ın da “demir madenciliği ve demir-çelik üretimi” Türkiye Demir Çelik İşletmeleri’ne, “kömür madenciliği” ise Türkiye Kömür İşletmeleri’ne devredildi. Bu alanlar kamu kuruluşlarına bırakılırken, bankacılık bölümü Cavit Çağlar’a satıldı. Yolsuzlukları mahkemelere düştü. Sanıkların üçer yıllık cezaları ertelendi. 2001’de de kapatıldı.

Kömür üretimi sonra ne oldu, özelleştirildi. Sonra ne oldu? Taşeronlaştırıldı! Daha sonra ne oldu? Soma’da Türkiye tarihinin en acı kazasında 301 kişi taşeronlaşmaya kurban edildi!




http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/73685/Sumerbank__Etibank_.html


Sonra bugunler nasil geldigimizin analizini yapin...




<
murat_erpuyan
MessagePosté le: 14 Mar 2018 3:02    Sujet du message:

Sirmen'in bu yazisinin yeri burasi olsa gerek

Citation:


Laiklikten vazgeçmeyegör...

Ali Sirmen - Cumhuriyet, 13 Mart 2018


Son zamanlarda saçmalamalarıyla kamuoyunun dikkatlerini üstüne çeken Sosyal Doku Vakfı Başkanı “ehli ulema”dan Nurettin Yıldız’ın kadına şiddeti caiz gören fetvasına karşı Tayyip Erdoğan tepkisini dile getirmiş:
- Bunlar İslamın güncelleşmesini bilmiyorlar. İslamın 14 asır öncesi hükümlerini kalkıp bize uygulayamazsınız.

Bunları ekrandan dinlerken düşündüm: Acaba aynı şeyleri Kemal Kılıçdaroğlu söylese neler olurdu? Kendisine, AKP cenahından ne suçlamalar yöneltilir, nasıl kıyamet koparılırdı?

Nitekim bu sözler ağzından çıkar çıkmaz Tayyip Erdoğan da gelecek tepkileri düşünerek hemen eklemiş:
- Birçok hoca efendi tefe koyup çalacak şimdi beni.

Tayyip Bey haklıdır. Yobazlığı sınır tanımayanlar, şimdi onu da hedef tahtasına yerleştirebilirler. Bir zamanlar çoğunluğun düşünse hayra yormayacağı bir olay gerçekleşmiş ve AKP’nin lideri de dini siyasete alet eden ve saçma sapan konuşanlardan rahatsız olmuş ve onları alenen halka şikâyet ederken, bu güruha karşı savunmaya geçmek durumunda kalmıştır.

***

İslamın güncelleştirilmesinin gerekliliğinden söz edip “14 asır öncesi hükümlerini kalkıp bize uygulayamazsınız” diyen Tayyip Bey, bu haklı çıkışından sonra açıklama yapmak zorunda kaldı:
- Dinde reform aramıyoruz. Dinimiz İslam ve kitabımız Kuranıkerim Rabbimizin emri gereği kıyamete kadar caridir.

Bir zamanlar hayali bile güç olan bu yaşadığımız olaylarda şaşacak bir şey yok.

Siyasal yaşamı bir kere laiklik çizgisinden çıkarıp dini siyasetin ortasına, siyaseti dinin göbeğine oturttunuz mu, bu tür şeyler kaçınılmazdır. Bir kere, toplumu, Uğur Mumcu’nun deyişiyle “tarikat- ticaret- siyaset” üçgeninin, baskıcı, kahredici üçgeninin dar alanı içine hapsetmeye başladınız mı, bütün bunlar olur ve birtakım hikmeti kendinden menkul kişiler fetvalar yağdırarak herkesi din adına hizaya sokmaya başlarlar.

- Bunlara kulak asmayın! Bunlar birtakım cahil cühela. Siz yetkilileri dinleyin!

Bu tür çıkışların da bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Nitekim son olayların kaynağındaki, 6 yaşında çocukla evlenilebileceği fetvasının, asansörde halvet cinnetinin faili Nurettin Yıldız sıradan bir adam, alelade bir meczup değil, temel din eğitimini İstanbul Gaziosmanpaşa İmam Hatip’te tamamladıktan sonra, Mekke Ümmü’l Qura Üniversitesi Fıkıh Bölümü’nü bitirmiş, büyük muhaddis Abdülfettah Ebu Gude, Hintli âlim Ebu Has’an En Nedvi ve son dönem Osmanlı ulemasından Mehmet Emin Saraç’tan icazet almış ehl-i ulema’dan birçok çevrede makbul bir kişidir. Hatta, Nurettin Yıldız devletin tepesine şöyle seslenmek cüretinde bulunursa da kimse şaşırmasın:
- Din konusundaki vukufunuz benimle tartışmaya yetecek ölçüde değildir!

***

Evet, bir kere toplumsal ve siyasal yaşamda laiklikten ayrılıp, “tarikat - siyaset - ticaret” sarmalına girmeyegörün, bütün bunlar olur!
Tarikat egemenliği konusunda İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin raporunda şunlar var:
- Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu var.
- Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkâri, Şırnak, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ü aşkın medrese bulunuyor.
- Büyük kentlerde kaç apartman medresesi faaliyet gösteriyor bilinmiyor.
- Tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210 bin.
- 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 400’ü bir tarikata bağlı.
- Dört + dört + dört uygulanmasına başlandığı 2012’den bu yana 4 bin 22 okul kapandı, yerlerine tarikat okulları geçti.

İşte manzara budur.

Ortalığı din adına safsata uyduranlar sarmıştır. Ve, dinin siyasete alet edilmesinin tekelini ellerinden kaptıranlar da bunlara bir şey yapamamaktadırlar.

Bir kez laiklikten vazgeçmeyegör, olacağı budur!


murat_erpuyan
MessagePosté le: 14 Mar 2018 2:58    Sujet du message:

cengiz-han a écrit:
Emre Kongar Hoca 4 makale ile ders veriyor adeta

Hangi Cumhuriyet?

1
http://bit.ly/2g4cBUs

2
http://bit.ly/2vn4eoW

3
http://bit.ly/2v4oOPX

4
http://bit.ly/2wwrR3y


itirazi olan soylesin...


Derse devam :

Citation:

Solun yanılgıları üzerine bir düşünce atlası

Emre Kongar, Cumhuriyet 13 Mart 2018




Bazı Marxistlerin ilk tarihsel yanılgısı, 1950 seçimlerinde, sol adına, Din/Tarım toplumunun temsilcisi olan Demokrat Parti’yi desteklemek oldu.
Bu yanılgıyı 1951 tevkifatında kitle halinde hapse atılmakla ödediler.

Ama toplum daha da ağır bedeller ödedi:
Demokrasi adına, emperyalizmin de desteğiyle, iktidara gelen Demokrat Parti, 18 Nisan 1960’ta kurduğu Tahkikat Encümeni ile Çok Partili Düzen’in ilk sivil darbesini gerçekleştirdi...

Buna tepki olarak yapılan 27 Mayıs 1960 ile de, Çok Partili Dönem’in ilk askeri darbesine yol açmış oldu.

Ve, Marxist kimlikli İdris Küçükömer, (üstelik bunları görmüş, yaşamış biri olarak) “sol sağdır, sağ soldur” eleştirisinde, Demokrat Parti’yi sola koydu.

***

Keşke kendini solcu ya da Marxist sayan bazı aymazların yaptıkları siyasal hatalar orada kalsaydı:
Bu aymazlar, sanki dinci siyaset, (tarihten alınan bütün derslere rağmen ve Marxizmin özüne de karşı olarak) demokrasi üretebilirmiş gibi, Erdoğan/AKP iktidarını, üstelik de şimdi FETÖ/ PDY denilen Gülen Cemaati ile tam ittifak halindeyken, sonuna kadar desteklediler...

Adaleti siyasetin emrine veren, Demokratik Rejim’e ve Hukuk Devleti’ne büyük bir darbe vuran, 12 Eylül 2010 halkoylamasındaki değişikliklerin kabulüne, “Yetmez ama ‘Evet’” sloganı ile öncülük ettiler.
Ve ne yazık ki, bu aymazların bir bölümü, şu anda bunun bedelini yine hapisle ödüyor.

(Ben, aynen 1951 tevkifatı gibi, 2016 tevkifatının da yanlış olduğunu, Demokratik Hukuk Devleti’ne darbe vurduğunu düşünüyorum.)

***

Sol adına, Siyasal İslam’ı, “demokrat”, “ilerici”, “halkçı”, “sol” sanan ve Demokratik Cumhuriyetin altını oyan büyük yanılgının kökleri nerede yatıyor?

Solu sağ, sağı sol olarak niteleme yanlışı nereden kaynaklanıyor?
İşte bu soruların yanıtlarını Zülâl Kalkandelen, “İdris Küçükömer’in Tezleri, İKİNCİ CUMHURİYETÇİ- LİĞİN TEMELLERİ, İkinci Gruptan Yetmez Ama Evetçi Liberallere 90 Yılın İhanet Mirası”, adlı, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basılan kitabıyla veriyor!

***

Zülâl Kalkandelen’e göre Küçükömer’in temel yanlışı, Osmanlı’nın Din-Tarım toplumunda ezilen köylü kitlelerini, ezildikleri ve yoksul oldukları için solcu sanması ve Atatürk Devrimi’ni anlayamamasıdır. (ss. 26, 29-33)
Bu yanlış, Endüstri Devrimi’ni yaşamamış bir toplumda, işçi sınıfının devrimci niteliğini, tarihsel olarak yanlış yere, Din-Tarım toplumunun köylü kitlelerine ve onları dinci çizgide istismar eden siyasal hareketlere oturtmaya çalışmasından kaynaklanıyor.

Elbette bu yanlışın devamı olarak, İstiklal Savaşı sırasında Meclis’te oluşan Hilafetçi İkinci Grubu ve onun devamı olan Terakkiperver Cumhuriyetçi Parti’yi de “İslamcı Halk Cephesi” olarak sola koyuyor! (s. 56)
Küçükömer bu çerçevede, Türkiye’ye, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bir kez daha çağ atlatarak Sosyal Refah Devleti’ni kuran 1961 Anayasası’na da karşıdır. (s. 48-51)

Kalkandelen, kitabının bu ikinci baskısına, Küçükömer’in tezlerini izleyenlerin, yani dinci siyasetten Demokrasi bekleme yanlışını bugün de sürdürenlerin, sol adına Erdoğan/ AKP iktidarına destek verenlerin ve bugün gelinen noktada özeleştiri yapmak yerine, “aldatıldık” diyenlerin çözümlemesini de eklemiş ve konuyu günümüze kadar getirmiş.
Kalkandelen’in bu kitabı, yakın tarihimizi ve solun yanlışlarını öğrenmek isteyenler için yol haritası belirleyen bir DÜŞÜNCE ATLASI niteliğinde.


cengiz-han
MessagePosté le: 23 Fév 2018 0:41    Sujet du message:

Bugunlere nasil geldik... Arsivler orada herkes ulasabilir :



Adam yine listeyi uzatmamis !

Malum bir zamanlar Apo "sayin", sehitler "kelle" idi :
https://www.youtube.com/watch?v=FPEjntxZlac

Ve Barzani, Sivan Perver Erdogan ile birlikte ayni karede :
https://www.youtube.com/watch?v=-ECjv1yIjfA

Dun boyle oldugu için bugunu yasiyoruz...
cengiz-han
MessagePosté le: 23 Fév 2018 0:32    Sujet du message:

Hoca guzel anlatmis. Allah ramet eylesin...




cengiz-han
MessagePosté le: 09 Oct 2017 23:22    Sujet du message:

Trump ile RTE gorusmesinden sonra yandas basin atip tutuyordu.



RTE ABD Elçiligi gorevlisini tutuklattirinca vize krizi basladi ve yandas bain o "komunist ve hain" Nazim Hikmete sarildi.



Öte yandan havuz medyası yazarlarından Nevzat Çiçek, ABD'nin vize kararının ardından attığı tweetlerde Nazım Hikmet'in şiirini paylaştı.

Çiçek ayrıca "Altıncı filoyu o gün hep beraber denize dökemedik acısını toplum olarak hep beraber çektik umarım ders almışızdır" diye yazdı.

ANCAK
Twitter takipçileri Çiçek'e o dönem bugünün Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın başkanlığını yaptığı ve AKP kadrolarının büyük bölümünün yetiştiği Milli Türk Talebe Birliği'nin (MTTB) Denizlere karşı ABD askerlerini savunduklarını hatırlatmakta gecikmedi.

cengiz-han
MessagePosté le: 23 Aoû 2017 1:57    Sujet du message:

Emre Kongar Hoca 4 makale ile ders veriyor adeta

Hangi Cumhuriyet?

1
http://bit.ly/2g4cBUs

2
http://bit.ly/2vn4eoW

3
http://bit.ly/2v4oOPX

4
http://bit.ly/2wwrR3y


itirazi olan soylesin...
murat_erpuyan
MessagePosté le: 06 Mai 2017 23:31    Sujet du message:

Bugun ogrencilerimle bir film izledik : Devrim Arabalari

https://www.youtube.com/watch?v=l9zp_xRkiLA

Bir kaç yuzyil once Hazerefan Galata kulesinden Uskudar'a uçunca kafasini cellattan zor kurtarmisti...

Cumhuriyet'in ilk doneminde tren yapabildi, uçak yapabildi Türkiye ama sonrasi gelmedi.

1961 otomobil yapti ama bu da yurumedi.

Hatta Türkiye'nin kullandigi ABD'de patentli savas uçaklarinin amerkian yazilimlarini yerine Turk yazilimlarii yapan 2 genç muhendis birbiri arkasina arabalarinda olu bulundu, intihar dendi...

Butun bunlardan sonra filmden iki cumle insanin kafasina dank ediyor :

- Türkiye'de hiçbir basari cezasiz kalmaz

- Ustunde "devrim" yazan bir arabanin Turkiye sokaklarinda dolasmasina izin verilecegini mi sandiniz.
cengiz-han
MessagePosté le: 02 Avr 2017 1:07    Sujet du message:

Bugunlere nasil geldigimizin bir gostergesi daha, aradaki fark bu kadar basit ama o kadar da keskin...

Muhsin Ertugrul, tiyatroda Ataturk'u beklemeden piyesi baslatir...

https://www.youtube.com/watch?v=ihzIcAIBuE4

Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1