33 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2147

Actuellement :
Visiteur(s) : 33
Membre(s) : 0
Total :33

Administration


  Derniers Visiteurs

murat_erpuyan : 12h21:04
Georges : 13h06:26
Philippe : 2 jours
cengiz-han : 2 jours
SelimIII : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Constat sur le foot turc
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Constat sur le foot turc
Aller à la page 1, 2, 3 ... 17, 18, 19  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum Sport
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Aoû 2011 14:03    Sujet du message: Constat sur le foot turc Répondre en citant

Après tout ce remue ménage dans le monde footbalistique turc et vu la décision de la fédération turque :

L'argent a gagné, les clubs sont en panique par peur de perdre de l'argent et on accepte tout pour vu que l'argent ne manque pas.

Désormais c'est digiturk qui dirige par ce biais le foot turc.

Il semble que FB sera sanctionnée par des points annulés, c'est pourquoi espérant qu'elle soit dans le dernier carré la fédération change le système et invente le système de play off !

Ici c'est la Turquie !
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
KralAuriverde
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 04 Juil 2011
Messages: 1085

MessagePosté le: 21 Aoû 2011 17:23    Sujet du message: Répondre en citant

Non t'as rien compris mon petit gars, c'est la droit qui a gagné, pas tes désirs de GS'li !

Après tout ce qui a été diffusé ici t'as retenu aucune leçon, et tu reviens nous faire le coup des trois singes ? Laughing

Dis voir tu vis où toi, à Paris c'est ça ? Laughing

T'es sûr que tu vis pas plutôt dans une de ces Républiques bananières ?
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
KralAuriverde
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 04 Juil 2011
Messages: 1085

MessagePosté le: 22 Aoû 2011 19:38    Sujet du message: Répondre en citant

Uefa Müfettişinden Şok Açıklamalar!




Uefa Disiplin Komitesi Başmüfettişi Pierre Cornu Beşiktaş Adliyesi'nden çıkışta şok açıklamalarda bulundu. Sözlerine savcının futbol bilgisinden çok etkilendiğini belirterek başlayan Cornu, "Savcı Bey bize son 5 Şampiyonlar Ligi Finali'ni, iki Euroleague finalini ve Bahreyn Grand Prix'si sıralama turunu bildiklerini" açıkladı, ayrıca "aklımdan bir sayı tutup ikiyle çarpıp yedi çıkarıp 13 le toplarsam onu da bileceğini" belirtti. Gerçekten çok etkilendim. Önümüze tapeler konulduğunda Türkçe bilmiyor olmama rağmen adeta şoke oldum. "Oh mon dieu" dedim, burada şike olduğu ne kadar belli! İki dakika dinleyince her şey açık seçik ortadaydı zaten. "Bu telefondaki ses evet bu ses Tanrım bu Aziz Yıldırım olmalı" dedim "bizim büyük başkanımız Platini'yi de indirmek, onun yerine geçmek istiyordu, evet evet Platini'nin Türkiye ziyaretinde kendisine forma hediye ederek bizden de şike yapmamızı isteyen bu adam, bu ses onun sesi" dedim.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz artık UEFA tüzüğünde
Gazetecilerin şike konusunda ne düşünüyorsunuz sorusuna "Arkadaşlar Uefa'nın biliyorsunuz kuralları var, bir kere ateş olmayan yerden duman çıkmaz kuralı UEFA Tüzügüne geçen hafta eklendi toplantıda bu sözün Türk atasözü mü Yunan atasözü mü olduğu konusunda bir tartışma çıksa da Şenes Bey'in ağırlığını koymasıyla Türk atasözü olarak UEFA Tüzüğüne girdi , ayrıca Türk basınında "yüzde bir şüphe bile varsa düşür diyor" haberi çıktığında üzülerek itiraf etmeliyim ki tüzük ve yönetmeliklerimizde böyle bir maddenin olmadığını şaşkınlıkla gördük. Türk basınının bir bildiği olmalı diye bu kuralı da ekledik yönetmeliğimize. Uefa'daki arkadaşlarımız da benimle aynı görüşte hem "bir şeyler olmasa polis bunları niye alsın ya allah aşkına"" şeklinde cevapladı.

Baransu ve Sanem Altan'ın eksikliğini çektik
Fenerbahçe'nin bir suç örgütü olduğuna UEFA'nın bütün kalbiyle inandığını, özellikle Alex ve Lugano'nun örgütün G. Amerika bağlantısını sağladığından artık emin olduklarını belirten Cornu sabahları ilk işinin Takvim, Habertürk, Taraf gibi gazetelere bakmak olduğunu ve Türklerin böyle bir medyaya sahip oldukları için çok şanslı olduğunu belirtti. Porto olayında ya da Juventus olayında maalesef Baransu ve Sanem Altan gibi gazeteciler olmadığı için soruşturmanın çok uzadığını belirten Müfettiş, bu basın varken inşallah Fenerbahçe'yi düşüreceğiz şey yani adalet tecelli edecektir dedi. Galatasaray'ın isteği üzerine gelip gelmediği sorulan Cornu, Galatasaray'ın UEFA Kupası var, geçen yıl Kenya'ya gittiğimde ordaki çocuklar Hasan Şaş, Hakan Şükür diyorlardı, yani adamların UEFA Kupası var arkadaşlar kayıtsız kalamayız UEFA Kupası yani boru değil dedi.

Galatasaray iyi bir teklifle gelirse çalışmaya hazırım
Müfettiş bir gün Türkiye'de çalışmak ister misiniz sorusuna ise "Valla artık Türkiye bildiğiniz gibi ileri demokrasi, İstanbul fantastik bir şehir hem Galatasaray'dan iyi bir teklif alırsam neden olmasın" cevabını verdi.



Laughing Laughing Laughing


Kaynak : papazin çayiri
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 22 Aoû 2011 23:00    Sujet du message: Répondre en citant

Le roi mérite une réplique sanglante mais aujourd'hui j'ai épuisé mon quota d'internet. En attendant lisez (aussi humoristique que ce qui est écrit dessus) :

Yıldırım federasyon başkanı olsun – Erman Toroglu >
http://bit.ly/ngs1EI
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8074
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 22 Aoû 2011 23:53    Sujet du message: Répondre en citant

L'argent est au coeur de l'affaire. Tout est louable pour vu que l'argent reste.

C'est ce qui sort de la déclaration de M. Cavcav qui souhaite virer GS et Trabzon de l'Union des clubs :

Citation:

(...)
Ligde mücadele eden takımlar için yayın gelirlerinin hayati önem taşıdığını bildiren İlhan Cavcav, sözlerini şöyle tamamladı: “Anadolu kulüplerimiz, özellikle yayın gelirleriyle ayakta duruyor. Soruşturmada adı geçen takımların ligde olmaması, Anadolu takımlarının daha az yayın geliri elde etmesi sonucunu doğuracak. Ekonomik olarak bu kulüplerimize çok büyük mali sıkıntı getirecek. Acele kararlar vermemeliyiz.
(...)


source : http://bit.ly/qdf0dl
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
KralAuriverde
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 04 Juil 2011
Messages: 1085

MessagePosté le: 23 Aoû 2011 20:13    Sujet du message: Répondre en citant

Lübe Ayar Gs`nin Kirli Çamaşırlarını Ortaya Döktü

Lube Ayar kendisine ait internet sitesi www.lubeayar.net te öyle bir iddia ortaya attı ki ortalık karışacak. Gazeteci Lube Ayar kendi kişisel web sitesinde, 2007 yılındaki o dönem Galatasaray`ın sportif direktörlüğünü yapan Adnan Sezgin`le, dönemin PFDK Başkan Vekili Recep Özcan arasındaki telefon konuşmalarını yayınladı.

Ayar`ın yayınladığı konuşmalarda, Adnan Sezgin`in, Sakaryaspor maçında çıkan olaylardan dolayı sarı-kırmızılı kulübe ceza verilmemesi yönünde Recep Özcan’a telkinlerde bulunduğu dikkati çekiyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü, 2007'de bir rüşvet çetesine yönelik olarak ‘Simsar’ adını verdiği operasyonu yürütürken bazı kulüp yöneticilerin telefon konuşmaları teknik takibe takıldı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyası, itirazlar nedeniyle Yargıtay’a gönderildiği için iki yılı aşkın süredir bir adım yol alabilmiş değil. Fakat ‘Simsar Operasyonu’nun ilk günlerinde basına yansıyan bazı haberler, bazı kulüp yöneticilerinin görev sınırlarını zorladığını ortaya koymuştu. O günden beri kovaladığım bu dosyayı avukat Faik Işık sayesinde okuma fırsatı buldum. Beni takip edenlerin bildiği gibi, bilgime başvurulmak üzere davet edildiğim emniyet müdürlüğünde de bu dosyanın numaralarını komiserlere vermiştim. Soruşturma tamamladığı ve iki buçuk yıl önce dava açıldığı için dosyanın haber yapılmasında hiçbir ‘hukuki’ ya da ‘ahlaki’ sıkıntı bulunmadığını belirtip, sözü uzatmadan ayrıntılara geçelim.

ADNAN SEZGİN DİNLEMEYE TAKILDI
PFDK Başkan Vekili Recep Özcan‘ın ‘bir numaralı’ sanık olduğu dava dosyasında, Galatasaray İdari Menajeri Adnan Sezgin‘in daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış telefon görüşmeleri de yer alıyor. O günlerde 2006-2007 sezonunun son haftaları oynanıyor. Ligin dibine çakılan ve kümede kalma umudu olmayan Sakaryaspor, 30’uncu haftada Galatasaray’la mücadele etmeye hazırlanıyor. Dava dosyasında Özcan ve Sezgin arasındaki ilişki şöyle özetleniyor:

“Galatasaray Futbol Şubesi idari sorumlularından Adnan Sezgin’in, Sakaryaspor maçında çıkan olaylardan dolayı kendilerine ceza verilmemesi konusunda Recep Özcan’a telkinlerde bulunduğu ve olaylardan dolayı Sakaryaspor’un alacağı cezayı öğrenmeye çalıştığı, Recep Özcan’ın ‘seyircisiz oynama’ cezası verileceğini ifade ettiği ve kuruldan bu yönde karar çıkarttırdığı, Galatasaray’a ise cezaya yer olmadığına dair karar çıkarttırdığı anlaşılmıştır.”

RECEP ÖZCAN’DAN ADNAN SEZGİN’E; “SEN NE İSTİYORSUN?”
(24 Nisan 2007– Saat: 11.49)

Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun?


Recep Özcan: Sağ ol, sen ne yapıyorsun? Komitedeymişsin he?


Adnan Sezgin:Hee…


Recep Özcan: İyi bir kanun çıkarın bari.


Adnan Sezgin: Çıkaracağım.


Recep Özcan: Valla çıkarın.


Adnan Sezgin: Darmadağın edeceğim.


Recep Özcan: Sen şimdi ne istiyorsun abi, onu söyle bana.


Adnan Sezgin: He?


Recep Özcan: Sen ne istiyorsun?


Adnan Sezgin: Bu Sakarya’da duman ettiler ya sahayı mahayı… Zaten düşmüş herif. O sahada seyircisiz oynanır ya, şey oynanır, yaktılar maktılar raporlar nasıl bilmiyorum…


Recep Özcan: Seyircisiz…


Adnan Sezgin: Bir de bize bir şey olmasın haa!


Recep Özcan: Sizi neden sevk ettiler?


Adnan Sezgin: Ankara’daki küfürden. Sen yok muydun? Ne küfrü ya?


Recep Özcan: Tamam.


Adnan Sezgin: Tamam oldu, peki.


Recep Özcan: Tamam kardeş, hadi görüşürüz


İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1434 sayılı kararında, Sakaryaspor’un bir maç seyircisiz oynamasına ve Galatasaray A.Ş. kulübü hakkında yasal koşulları oluşmadığı için çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ceza tayinine yer olmadığına hükmediyor.

(Aynı gün – Saat: 15.12)


Adnan Sezgin:Efendim?


Recep Özcan: Dediğin gibi oldu hepsi.


Adnan Sezgin:Ne oldu?


Recep Özcan: Sakarya seyircisiz, size ceza tayinine yer yok.


Adnan Sezgin: Tamam sağ ol.


Recep Özcan: Tamam mı?


Adnan Sezgin: Allah razı olsun, tamam oldu peki.


Recep Özcan: Hadi görüşürüz


“ADNAN, SANA BİR KIYAK YAPAYIM MI?”
Galatasaray İdari Menajeri Adnan Sezgin‘in PFDK Başkanvekili Recep Özcan‘ı aradığı bir başka telefon konuşması ise dosyaya şöyle yansıyor:

(9 Mayıs 2007 – Saat: 14.13)


Recep Özcan: Buyur kardeş.


Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun?


Recep Özcan: Kimseye bir şey yaptığımız yok, Allah’a şükür.


Adnan Sezgin: Yapıyorsun. Yarın yapma da! Yarıngidiyorsun sen değil mi toplantıya?


Recep Özcan: He katılacağım inşallah, bir problem çıkmazsa.


Adnan Sezgin: Aman ha! Tamam?


Recep Özcan: Ne var sizde?


Adnan Sezgin:Küfür müfür Antalya maçı ile ilgili…


Recep Özcan: Öyle mi?


Adnan Sezgin: Ama biz gerekli bütün şeyleri gösterdik.


Recep Özcan: Doneleri mi?


Adnan Sezgin: Gerekli bütün gayreti de gösterdik.


Recep Özcan: He la baba niye şampiyon olamadınız be?


Adnan Sezgin: Sen şu yarınki iş çok önemli tamam, konuşuruz.


Recep Özcan: Size bir kıyak yapıyım anasını satıyım?


Adnan Sezgin: Ne?


Recep Özcan: Şu kablo yayından bir maç hak mahrumiyeti cezası vereyim mi?


Adnan Sezgin: Ver.


Recep Özcan: He?


Adnan Sezgin: Ver.


Recep Özcan: Verebiliriz yani…


Adnan Sezgin: Ver ver!


Recep Özcan: Ama bütün Türkiye s… bizi o zaman ben sana söyleyeyim.


Adnan Sezgin: Tamam, zaten yeterince yapmışlar, biraz daha yapsınlar.


Recep Özcan: Ha ha ha yani s….. diye yapmayı düşünüyorum yani.


Adnan Sezgin: Tamam,


Recep Özcan: İyi baba bakarız yarın.


Adnan Sezgin: Hadi görüşürüz sağ ol.

İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1485 sayılı kararıyla,Fenerbahçe Spor Kulübü’ne çıkan saha olayları nedeniyle Federasyon Disiplin Talimatı’nın (FDT) 30/2 maddesi uyarınca ‘1 maç seyircisiz oynama cezası’ ile çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle 30 bin YTL para cezası verilmesine hükmediyor. Daha sonra Fenerbahçe’nin itirazı üzerine ‘seyircisiz oynama’ cezası ‘saha kapama’ cezasına dönüştürülüyor. Sarı-lacivertliler, İzmir’de oynadıkları maçta Trabzonspor’la 2-2 berabere kalarak, ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluklarını ilan ediyor.

İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1534 sayılı kararıyla, Galatasaray’a Antalyaspor maçında çıkan saha olayları nedeniyle 3 bin YTL para cezası verilmesine ve Galatasaray hakkında yasal koşulları oluşmadığı için çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından ceza tayinine yer olmadığına hükmediyor.


REKOR CEZANIN ‘PERDE ARKASI’
Beşiktaş, Bursaspor’a 3-0 yenilince, Fenerbahçe cezası nedeniyle İzmir’de oynadığı ve 2-2 berabere kaldığı Trabzonspor maçından sonra turunu atar. Şampiyon Fenerbahçe, 33. haftada Ali Sami Yen’de ezeli rakibinin karşına çıkar. Edu ve Lugano’nın golleriyle daha ilk yarıda maç 2-0 olunca tribünlerde büyük olaylar baş gösterir. Sahaya yüzlerce su şişesi atan Galatasaray taraftarı, yaklaşık 15 bin koltuğu kırıp, tribünleri ateşe verir. Kamuoyu haftalarca Galatasaray’a kaç maç ceza verileceğini tartışıp durur, fakat PFDK bir türlü kararını açıklamaz. ‘Simsar Operasyonu’na ilişkin dosyaya giren telefon konuşmaları, bu gecikmenin neden yaşandığını da gözler önüne seriyor.

(6 Haziran 2007 – Saat: 14.06)

Adnan Sezgin: Alo


Recep Özcan: Alo ha kapandı abi. Hee…


Adnan Sezgin: Ya hiç kombineleri satamıyoruz. Şimdi böyle kötü bir ceza gelirse, diyecekler ki ya bu kadar maç bilmem şöyledir böyledir.


Recep Özcan: Ama abi bir an evvel satın, fazla uzatamıyoruz ki ya.


Adnan Sezgin: Tamam bir hafta daha yeter.


Recep Özcan: Pazartesiye kadar sallattırdım, çünkü “Yokum” dedim mazeret çektirdim a… koyayım.


Adnan Sezgin: Şey peki nasıl durum?


Recep Özcan: Hangi durum abi?


Adnan Sezgin: Yani olaydaki durum?


Recep Özcan: Beş maç görünüyor abi en az…


Adnan Sezgin: Beş? Ne seyircili mi, seyircisiz mi?


Recep Özcan: Seyircisiz abi, seyircili olmaz abi. İkisi çirkin tezahürattan geliyor zaten.


Adnan Sezgin: Dışarıya verin.


Recep Özcan: Dışarıya veremeyiz abi, o zaman seyirciyi ödüllendirmek olur ya.


Adnan Sezgin: Niye? Ali Sami Yen’in seyircisini cezalandırıyorsun.


Recep Özcan: Ya dışarıdaki seyirci… Sanki Ali Sami Yen’in seyircisiyle İzmir seyirciniz çok farklı a… koyumda ya!


Adnan Sezgin: Tamam oraya bir gelelim de, çağırın bizi dinleyin ya…


Recep Özcan: Ya iki haftadır sallamaktan… basından kaçıyorum ben her toplantıda “Hastayım” diyorum a… koyayım, “Evde yatıyorum” diyorum gazetecilere ya!


Adnan Sezgin: Tamam öyle yapın, tamam. Ben geleyim de konuşalım, yurtdışındayım ararım ben seni.


Recep Özcan: Abi 17’sine bir otelde bana rezerv yaptırsanıza, gene dolu a… koyduğumun otelleri…


Adnan Sezgin: Hangi 17’si?


Recep Özcan: Bu ay. Bir de Adnan Polat ödesin istemiyorum parasını, bana makul bir fiyat söylesinler.


Adnan Sezgin: Tamam tamam peki.


Recep Özcan: Sen bana bilgi verirsin değil mi rezervasyonla ilgili?


Adnan Sezgin: Tamam oldu.


Recep Özcan: Oldu baba sağ olasın.


RECEP ÖZCAN: “CEZAYI SEKİZDEN BEŞE ÇEKEBİLİRSEM…”
PFDK’nın olaylı derbi maça ilişkin kararını vereceği gün, sarı-kırmızılı kulübün idari menajeri Adnan Sezgin, yine yakın markajdadır. Erken saatlerde PFDK Başkanvekili Recep Özcan’ı arayan Sezgin, “İsviçre milli maçında havaalanından stadyuma kadar dövdük adamları, Fifa’dan üç maç ceza aldık” diyerek savunur kulübünü. Özcan ise, Galatasaray’a verilmesi düşünülen sekiz maçlık cezayı beşe indirmenin çabası içindedir. Ve tüm futbol kamuoyunun bildiği üzere, Galatasaray’a beş maç seyircisiz oynama cezası verilir.

(11 Haziran 2007 – Saat: 11.24)


Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun, iyi misin?


Recep Özcan: Sağ ol iyiyim baba, sen nasılsın?


Adnan Sezgin: İyi, nerdesin?


Recep Özcan: Federasyondayım.


Adnan Sezgin: Haa… Şimdi gözünü seviyim bugün karar marar verirseniz. Beni tahkimin kucağına atmayın ha! Adam çıktı dedi ki, “İtiraz etmesinler”, ben çok zor durumda kaldım ya öbür tarafta kafasını gözünü yardılar, iki maç bir de seyircili oynadılar, biz burada bir bıçaktan şeye gittik kapalı bıçak. Tamam mı gözünü seviyim ha!


Recep Özcan: Valla üç haftadır sallıyorum Adnan baba.


Adnan Sezgin: Biliyorum, yani çıkacak karar önemli.


Recep Özcan: Yani bir şey var çıkacak karar işte, minimumunu çıkarmaya bakacağım abi.


Adnan Sezgin: Yani?


Recep Özcan: Bir maç küfürden gelir, dört de öbüründen gelir en az.


Adnan Sezgin:Yok yok, o çok ya!


Recep Özcan: Valla…


Adnan Sezgin: O dört ne ya? Öbür tarafta futbolcu yaralandı, şey hoca yaralandı, iki maç verildi ya böyle bir şey yok ki. İsviçre milli maçında Türkiye, havaalanından stadyuma kadar dövdük adamları kaç maç aldık Fifa’dan? Üç maç… Nasıl oluyor bu iş?


Recep Özcan: Abi siz tahkim ayağını da sıkı tutun yani tahkime…


Adnan Sezgin: Yav bak ne diyorum sana, böyle bir ifadeden sonra beni onların kucağına atmayın.


Recep Özcan: Hıı…


Adnan Sezgin: O şey olur, yıpranır herkes yıpranır. Gözünü seveyim böyle dört mört aman ha!


Recep Özcan: Yani burada bir bloğu epeydir sallıyorum biliyorsun yani.


Adnan Sezgin: Tamam iki artı bir yeter, tamam hadi sana güveniyorum.


Recep Özcan: Abi ben elimden geleni yaparım da, burada bir blok oluştu, adamlar korkuyorlar yani.


Adnan Sezgin: Bizden de korksun1ar o zaman, onlara da onu de, biz de bağırırız.


Recep Özcan: Heee bağırmayın bağırmayın abi.


Adnan Sezgin: E o zaman bağırmayacak bi şey yapın.


Recep Özcan: Bakacağım işte, sekizden beşe çekebilirsem…


Adnan Sezgin: Ya ne sekizmiş? Şey sanki bunlarda ya! Neyse sen dediğimi şey yap, tamam gözünü seviyim.


Recep Özcan: Tamam abi daha başlamadı toplantı, arkadaşlarla şöyle bir değerlendireceğim yani.


Adnan Sezgin: Tamam oldu dayı.


“EN AĞIR CEZALARI FENERBAHÇELİLER’E VERDİM”
‘Rüşvet’ çetesinin bir numaralı sanığı Recep Özcan’a, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ‘PFDK Başkanvekilliği görevi esnasında kulüplere, yöneticilerine ve futbolculara verilen disiplin cezaları ile ilgili çıkacak kararlara etki etme eylemleriniz hakkında’ sorular da yöneltilir.


Savcının sorusu tam olarak şöyledir: “TFF Profesyonel Disiplin Kurulu Başkanvekilliğiniz döneminde futbol takımları ve futbolcularla ilgili verilecek cezalar konusunda birtakım şahıslarla görüşmeler yaptığınız, kendilerine yardımcı olacağınızı ve istekleri doğrultusunda karar alınması yönünde disiplin kuruluna etki edeceğinizi belirttiğiniz, yapılan teknik takip sonucunda anlaşılmış, TFF’nin resmi internet sitesinden bahsi geçen cezalarla ilgili alınan kararlar tespit edilmiş, bu kararların sizin görüşmelerinizde halledeceğinizi söylediğiniz şekliyle karara bağlandığı tespit edilmiştir. Bu iddialarla ilgili açıklamanızı yapınız?”


Recep Özcan, kendisini savunurken, “PFDK yedi kişiden oluşur, kararlar çoğunlukla verilir, en az nisap 4’tür. Bu kararlarda Futbol Disiplin Talimatı’nın hükümleri aynen uygulanır. Futbol Federasyonu konusuyla alakalı olarak daha önce verdiğim ifadem de belirttiğim gibi, tam tarafsız hatta mensubu olduğum Fenerbahçe Spor Kulübü yönetici ve futbolcularına en ağır cezaları verdim. Fenerbahçe’ye, Fenerbahçe kongre üyesi olan benim imzamla, en ağır ceza PFDK’dan çıktı. Bunun dışında futbol, toplumumuzun çok büyük kesimini ilgilendiren en büyük sivil toplum kuruluşudur. Yöneticisinden, sempati duyan kamu görevlisi, sempati duyan iş adamı, sempati duyan iş kadınından ev hanımına kadar geniş bir yelpazede spor kulüplerinin cezaları takip edilir. Hatta bu yelpaze içindeki kişiler, disiplin kurulunu etkilemek için ve takımlarının lehine karar alabilmek ümidiyle aleni olan telefon numaralarımıza ulaşırlar. Ve bu telefonlarda bizi şahsen tanıyanlar daha samimi bir şekilde, “Aman ha bizim kulübe veya x futbolcuya ceza vermezsiniz, değil mi?” ya da “X takıma verdiğiniz cezadan daha az bir ceza olursa biz karışmayız” gibi bazen samimi bazen yarı şaka bazen de ciddi taleplerde bulunurlar. Biz bu taleplere bazen bakarız, bazen yaparız, bazen de “Olmaz” diye cevap veririz. “Yaparız” dediğimiz cevaplar her zaman yapılacak işlemler değildir. Eğer bu konuda dinleme tutanağı varsa ondan sonraki hafta verilen cezanın genelde beyanımızla örtüşmediği görülecektir. Eğer örtüşen varsa, yazılı olan futbol disiplin talimatının ilgili maddeleri uygulanmış demektir” ifadelerini kullanır.


Kaynak: www.lubeayar.net
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Aoû 2011 22:14    Sujet du message: Répondre en citant

Tu t'es trompé de topic mais ce n'est pas grave, c'est normal enfin tu crois trouver une raison d'impliquer GS. Quelle joie ?
Et alors, qu'on met A. Sezgin en prison.
Au fait qui ce journaliste ?
Tu le sais très bien. Dis le ...

Note : je reviens tout à la heure, pour parler ce foot turc corrompu...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Aoû 2011 22:24    Sujet du message: Répondre en citant

Ce Président de la FFT est un phénomène.
Il dit d'abord que les personnes impliquées dans la corruption n'engagent pas les clubs (sauver FB), ensuite une lueur d'espoir d'impliquer GS apparait il affirme qu'il va retirer sa coupe à GS.
Ensuite accuse GS de dénoncer le cas turc auprès de l'UEFA comme si celle-ci ne suit pas de près ce qui se passe en Turquie.
Et aujourd'hui il pousse la connerie loin :

“Ben yanlış içerisinde olmam. Beni eleştirenler kötü niyetli insanlardır”

Je ne peux être dans l'erreur, ceux qui me critiquent sont des gens malveillants.

On dirait qu'il se déclare prophète.

Mon Dieu !
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Aoû 2011 22:33    Sujet du message: Répondre en citant

N'oublion pas non plus les affirmations du Président de la FFT

10.07.2011
Aydinlar : "Tum ihtimalleri degerlendiriyoruz. UEFA ile surekli irtibat halindeyiz. Her gun bilgi veriyoruz"

22.08.2011
Aydinlar : "Halen TFF'nin yuruttugu bir sorusturma var. UEFA sadece bilgi amacli geldi ve bilgi aldi"


Alors !
Tabii ki akla gelen soru basit, her gun bilgi verilen bir yerden neden bilgi almak icin yetkili gonderilir?
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Aoû 2011 23:34    Sujet du message: Répondre en citant

Para, para, para...



Uploaded with ImageShack.us
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
KralAuriverde
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 04 Juil 2011
Messages: 1085

MessagePosté le: 24 Aoû 2011 10:06    Sujet du message: Répondre en citant

cengiz-han a écrit:
Ce Président de la FFT est un phénomène.
Il dit d'abord que les personnes impliquées dans la corruption n'engagent pas les clubs (sauver FB), ensuite une lueur d'espoir d'impliquer GS apparait il affirme qu'il va retirer sa coupe à GS.
Ensuite accuse GS de dénoncer le cas turc auprès de l'UEFA comme si celle-ci ne suit pas de près ce qui se passe en Turquie.
Et aujourd'hui il pousse la connerie loin :

“Ben yanlış içerisinde olmam. Beni eleştirenler kötü niyetli insanlardır”

Je ne peux être dans l'erreur, ceux qui me critiquent sont des gens malveillants.

On dirait qu'il se déclare prophète.

Mon Dieu !




Non seulement t'es malveillant mais t'es un ignorant par dessus le marché, à n'en pas douter. Rappelons à notre inculte les circonstances de la nomination de Mehmet Ali Aydinlar à la tête de la présidence de la TFF. Le candidat d'Aziz Yildirim était... un GS'li, Göksel Gümüsdag. La prochaine fois, évite de distiller des âneries et surtout de donner à un FBli le bâton pour te faire battre. Par ailleurs, le Président de la TFF a ce privilège d'enquêter jusqu'à 20 ans en arrière. Il y a apparemment une clause de rétroactivité. Donc pourquoi pas le club qui a inauguré les matchs truqués en Turquie et le dopage sous l'ère Derwall avec ses fameuses seringues magiques ? Hein que ça t'en bouche un coin la cueillère qui sort tout droit du lait ! Smile

PS : comme je suis plutôt sympa, je vais corriger une de tes fautes, on ne dit pas "sanglante" mais cinglante. Bien sûr je ne vais pas te donner la définition, tu la chercheras toi même sur le net Smile




Mehmet Ali Aydınlar Nasıl Seçildi?



Mehmet Ali Aydınlar futbolun kötü adamı oldu. Biri diyor ki "Türk futbolunu batıran şahıs!" İnanılmaz. Bu gözler Haluk Ulusoy dönemlerini de gördü, Çakıcı istediği için kurban kestirenleri de biliyor. Henüz daha yeni seçilen Aydınlar'ın Türk futbolunu şayet mümkünse nasıl batırdığı, batırabildiği ve isminin bu noktaya nasıl geldiği hepimiz için ibret vesikası olmalı.

Hafızamız balık ya, ben TFF Başkanı Aydınlar'ın nasıl seçildiğini hatırlatayım dedim.

3 Haziran 2011, Hürriyet Gazetesinde bir haber "Özgener Aday Olmayacak" diyor. Haberde şu ifadeler var "Türkiye Milli Takımı’nın Belçika ile deplasmandaki 2012 Avrupa şampiyonası grup eleme maçı için Brüksel'de bulunan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in maça TFF’nin davetlisi olarak giden kulüp başkanlarına, yapılacak olan başkanlık seçiminde yeniden aday olmayacağını söylediği öğrenildi."

Türk futbolu da böylelikle bir belirsizliğe girdi. Beklenen Özgener'in yeni dönemde de aday olması ve başkan seçilmesiydi. Halbuki Özgener, hala kamuoyuna açıklanmamış bir sebeple, aday olmaktan vazgeçti.

İkinci aday, Göksel Gümüşdağ idi. DHA tarafından 6 Haziran'da geçilen haberde şu ifadeler yer alıyordu. [2]

"Başkan adaylığı için İstanbul Büyükşehir Belediyespor Başkanı ve Kulüpler Birliği Başkanvekili Göksel Gümüşdağ ile Basın İlan Kurumu Müdürü Mehmet Atalay'ın isimleri ön plana çıktı.

Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Gümüşdağ; "Şu an sayın başkan Mahmut Özgener görevdeyken bu konuda konuşmanın bir anlamı yok. Öncelikle Mahmut Özgener görevi bırakıp bırakmayacağını açıklamalı. O konuşmadan benim adaylığımı açıklamam saygısızlık olur. Ayrıca Kulüpler Birliği'nin destek vermesi gerekir. Eğer bu desteği görürsem tabii ki böyle bir görevi kabul ederim" dedi."


Yani Göksel Gümüşdağ Başkan olmak istiyor ancak bunun için Kulüpler Birliği'nin destek vermesini şart koşuyordu. Buna da kimse şaşırmadı. TFF seçimlerinde kulüpler oy kullanacağına göre, kulüpler birliğinden destek beklemek de makul olandı. Göksel Gümüşdağ'ı Aziz Yıldırım'ın da desteklediği söyleniyordu.

11 Haziran tarihinde olanlar ise her şeyi değiştirdi.[3]

Başlık: Büyük Zirveden Aydınlar çıktı.

Haber şöyle:

Türkiye Futbol Federasyonu seçimleri için aday adayları nabız yoklarken, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören'in Anadolu Hisarı'ndaki villasında dün büyük bir zirve gerçekleşti. Tarihi zirveden Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor ve Gaziantepspor kulüplerinin TFF Başkan adayı olarak, Mehmet Aydınlar'ın ismi çıktı.

Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, dün saat 17.00'de Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Gaziantepspor Başkanı İbrahim Kızıl ve Galatasaray Başkanı Ünal Aysal yurtdışında olduğu için yardımcısı Adnan Öztürk'ü villasında misafir etti.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın, İstanbul Büyükşehirspor Başkanı Göksel Gümüşdağ'ı başkan adayı olarak göstermesi ve bunun için görüşmeler yapmasının ardından ortak aday konusu son bir kez masaya yatırıldı. Aziz Yıldırım'ın bu hamlesine karşılık dört kulüp, Mehmet Ali Aydınlar ismi üzerinde mutabakata vardı. Toplantıda, "Sayın Göksel Gümüşdağ değerli bir isim ancak Sayın Aziz Yıldırım'ın arkasından gitmeyeceğiz. Türk futbolunun bağımsız, tarafsız bir yapıya ihtiyaç var. Herkesin üzerinde hemfikir olacağı saygı göstereceği ve etkilemeyeceği bir isim olarak Sayın Mehmet Aydınlar en uygun aday" görüşü öne atıldı ve destek buldu.

DÖRT KULÜPTEN DESTEK
Başkanlar daha sonra bir taraftan yemek yerken, diğer taraftan Mehmet Ali Aydınlar ismi üzerinde mutabık kaldıklarını diğer kulüp başkanlarına telefonla ilettiler. Orduspor, Samsunspor, Ankaragücü ve Gençlerbirliği'nin başkanları, bu kararın arkasında duracaklarını anında teyit ettiler. Göksel Gümüşdağ'ın adaylığı konusunda birlikte hareket ettiği bilinen Fenerbahçe, Kayserispor ve Sivasspor'a ilk etapta bu oluşum ile ilgili bilgi verilmezken, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Kayserispor Başkanı Recep Mamur ve Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz'ın bu gelişme üzerine bir araya geldi ve durum değerlendirmesi yaptı.


Habere göre Göksel Gümüşdağ'ı Aziz Yıldırım'ın desteklemesi rahatsızlık yaratmış, "Türk futbolu bağımsız bir şekilde yönetilsin" diye Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor başkanları aralarında anlaşmış ve Mehmet Ali Aydınlar isminde mutabık kalmıştı. (Laf aramızda, bu üç kulüp başkanının TFF Başkanını belirlemek amacıyla bir araya gelerek görüşme yapmaları da basınımız tarafından şike / şike teşebbüsü veya Federasyonu da kontrol edeceklermiş manşetleriyle görülmedi)

Tarih 12 Haziran'ı gösterdiğinde, Sabah Gazetesi'nin manşeti bir kere daha Aydınlar ismini müjdeliyor ve Türk futbolunun temiz yarınlarına açılacak isim olduğunu muştalıyordu:

Aydınlar Heyecanı

Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören'in Kanlıca'daki yalısında önceki gece gerçekleşen zirvenin sonuçları futbol dünyasına bomba gibi düştü. Kanlıca'daki zirvede bir araya gelen Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor ve Gaziantepspor kulüplerinin TFF Başkan adayı olarak gösterdiği Mehmet Ali Aydınlar'ın ismi ilk günden 10 Süper Lig kulübünün onayını aldı. Kulüplerin Aydınlar tercihlerinde, daha önce aday olan Göksel Gümüşdağ'ın Aziz Yıldırım'la aşırı yakınlığının etkili olduğu öne sürüldü. 29 Haziran'da yapılacak Türkiye Futbol Federasyonu seçimi öncesi Aydınlar'ın ani başkan adaylığı özellikle Fenerbahçe çevrelerinde büyük yankı buldu.


Sabah bununla yetinmiyordu, hala konuyu tam olarak anlamayanlar varsa, onlar da hiçbir şüpheye düşmesin diye şu haberi de aynı gün geçiyordu:

Yıldırım şok geçirdi!
F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Federasyon Başkan adaylığı için Mehmet Ali Aydınlar isminin gündeme oturmasıyla şok oldu. Zirveye davet edilmeyen ve yalnız kalan Yıldırım, Göksel Gümüşdağ'a destek veriyordu. Bu arada Aydınlar'ın TFF Başkanlığı için tavrı merak edilen Yıldırım'ın üç yıl önceki görüşü olumlu değildi. 4 Eylül 2008'de SABAH SPOR'da yayınlanan haberde Yıldırım, 11 Ağustos 2008'de yapılan Kulüpler Birliği toplantısında kendisine Aydınlar'ın federasyon başkanlığı için önerilmesine, "Onun başkanlık koltuğuna oturacağı yer federasyon değil, Fenerbahçe'dir" yanıtını vermişti. Yıldırım, "Bir dönemden sonra ben artık olmayacağım. Benden sonra bu koltuğa oturmasını istediğim ilk kişi Mehmet Ali Bey'dir, umarım öyle olur" ifadelerini kullanmıştı. Bursaspor, Orduspor, Samsunspor, Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Antalyaspor'un zirve sırasında Aydınlar için olumlu görüş bildirdikleri öğrenildi.


Dolayısıyla taraflar belliydi. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor Aziz Yıldırım'ın desteklediği aday Göksel Gümüşdağ TFF Başkanı olmasın diye Mehmet Ali Aydınlar'ı destekliyordu.

Esasında bu kulüplerin Göksel Gümüşdağ'a karşı çıktıları filan da yoktu. Tek sorun, Aziz Yıldırım'ın Gümüşdağ'ı istemesiydi. Sahadaki rekabet TFF seçimlerinde de devam edecekti.

15 Haziran'da Türkiye sporu "Adım adım tek adaya" diyordu. Mehmet Ali Aydınlar ile Aziz Yıldırım bir araya gelmiş, Mehmet Ali Aydınlar TFF seçimlerinde tek adayın çıkması gerektiğini Aziz Yıldırım'a ifade etmiş, Aziz Yıldırım ise Göksel Gümüşdağ'ı destekleyeceğine söz verdiğini ifade ederek, Mehmet Ali Aydınlar'a destek veremeyeceğini söylemişti. [5]

Ancak 16 Haziran'da ilginç bir şey daha oldu.

İşte uzlaşma formülü Aydınlar başkan Göksel Gümüşdağ 2.başkan
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “uzlaşın” çağrısı üzerine Göksel Gümüşdağ adaylıktan çekildi. Aziz Yıldırım’ın daveti üzerine Astoria’da yapılan toplantıdan tek adayla seçime gitme kararı çıktı. [6]


Bir anda dengeler değişmişti. Recep Tayyip Erdoğan TFF Başkanlık seçimine müdahale ederek tek aday çıkması gerektiğini bildirmiş, Aydınlar ile Gümüşdağ'ın da uzlaşmasını istediğini ifade etmişti. İstanbul Büyükşehir Belediyespor Başkanı Gümüşdağ'da Başbakanı kıramayacak, hemen uzlaşma yollarını arayacaktı. Aydınlar, daha çok kulüp tarafından desteklendiği için, TFF Başkan adayı olarak öne çıktı. Gümüşdağ artık ikinci başkandı.

16 Haziran tarihli Sabah Gazetesi olayı iki haberle ele aldı. Birinci haberde Yıldırım pes etmişti.[7]

Aziz Yıldırım Pes Etti!
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Aziz Yıldırım dünkü toplantı sonrası Mehmet Ali Aydınlar ve Göksel Gümüşdağ'ın açıklamasını beklemeden acele bir şekilde aracına binip uzaklaştı. Kendi isteğinin gerçekleşmemesine sinirlenen Yıldırım'ın, bu yüzden ikilinin ortak kararının ilanına katılmadığı ifade edildi. Daha önce Aydınlar'ın TFF başkanlığına adaylığını açıklamasına kızan Aziz Yıldırım, "Göksel Gümüşdağ'a sözüm var. Onu destekleyeceğim. Önce bana söyleseydin, farklı olurdu" demişti. Ancak dün Gümüşdağ, Aydınlar lehine adaylıktan çekilince Yıldırım'ın istediği yine olmadı.


Ancak "Pes etti" manşeti Sabah Gazetesine yeterli gelmemiş olacak ki, bir kere daha hiçbir şüphe kalmasın diye gereken düzenlemeyi yaptılar.[8]

Aziz Yıldırım Ağır Yenilgi Aldı
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Aziz Yıldırım dünkü toplantı sonrası Mehmet Ali Aydınlar ve Göksel Gümüşdağ'ın açıklamasını beklemeden acele bir şekilde aracına binip uzaklaştı. Kendi isteğinin gerçekleşmemesine sinirlenen Yıldırım'ın, bu yüzden ikilinin ortak kararının ilanına katılmadığı ifade edildi. Daha önce Aydınlar'ın TFF başkanlığına adaylığını açıklamasına kızan Aziz Yıldırım, "Göksel Gümüşdağ'a sözüm var. Onu destekleyeceğim. Önce bana söyleseydin, farklı olurdu" demişti. Ancak dün Gümüşdağ, Aydınlar lehine adaylıktan çekilince Yıldırım'ın istediği yine olmadı.


Şimdi konuyu şuraya kadar bir özetleyelim.

Hala ortaya çıkmamış sebeplerle Özgener TFF Başkan adayı olmadı.

Başkanlığa en yakın şahıs Özgener Yönetiminin ikinci Başkanı Göksel Gümüşdağ idi. Aziz Yıldırım bu ismi destekledi.

Demirören'in Kanlıca'daki evinde bir araya gelen Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor Başkanları Mehmet Ali Aydınlar'ı desteklediler.

Amaç, Aziz Yıldırım'ın istediği kişinin TFF Başkanı olmamasıydı.

Tayyip Erdoğan Aydınlar'dan yana tavır koydu.

Göksel Gümüşdağ başkan adaylığından çekildi.

Bu kutlu gelişmeleri Haşmet Babaoğlu şöyle sunacaktı: "Yıldırım'ın vesayet rejimi bitecek!"[9] Bugünlerin hızlı Aydınlar muhalifi Babaoğlu, bu tarihten 2 ay kadar önce tam tamına şu şekilde kutlayacaktı Aydınlar gelişmesini:

Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Acıbadem Voleybol Takımı'nın şampiyonluğunda yaptığı açıklamalarıyla Aziz Yıldırım ile ciddi farklarının olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştu. Herhalde Türk futbolunun yönetimi konusunda da bu farklar iyice ortaya çıkar. Türk futbolunun üzerindeki Aziz Yıldırım gücü gerileyecek gibi.

Ayrıca Mahmut Özgener'in ayrılık konuşmasını çok ilginç buluyorum. Vedadan çok "Lanet olsun! Madem öyle işte gidiyorum" konuşmasıydı. Anlaşılıyor ki Aziz Yıldırım'ın vesayet rejimi bitecek. Zaten bitmek zorunda. Sanırım Göksel Gümüşdağ, Başbakan Erdoğan'dan "Pek bu işlere bulaşma" tavsiyesini almıştır. Göksel Gümüşdağ'ın da ortadan çekilmesini böyle değerlendiriyorum


17 Haziran tarihinde yapılan Kulüpler Birliği toplantısında Kulüpler Birliği Aydınlar'ı destekleme kararı aldı [10], 19 Haziran tarihli Sabah Gazetesi "Köşeler Tutuldu" manşetini öne çıkartıyor, Aziz Yıldırım ile Yıldırım Demirören'in farklı köşelerde oturmasını iki ayrı kampın karşı karşıya kalmasına benzetiyordu. [11] Haberin içerisinde şu ilginç detay vardı:

Toplantıda Aziz Yıldırım'ın, "Ben her zaman birlik ve bütünlükten yanayım. Bu süreçte Mehmet Ali Bey'in adaylığını da büyük memnuniyetle karşıladım. Bu süreci; 'kazananlar ve kaybedenler' diye değerlendirenler var. Buna kesinlikle katılmıyorum. Sadece Türk futbolu kazanacak. Hepimiz kazanacağız" şeklindeki sözlerini Yıldırım Demirören büyük bir dikkatle dinledi. Demirören'in, "Kulüpler Birliği Başkanı artık sen ol" telkininde bulunan bazı başkanlara ilk kez "Hayır!" demediği de kulislerde konuşuluyor. Daha önce Aziz Yıldırım'ın vakıf başkanlığından ayrılacağını açıklaması sonrası bu öneriyi getirenlere kesin bir ret cevabı veren Demirören bu kez, "Aceleye gerek yok. Her şeyin bir zamanı var. Bekleyelim, şartları görüp ona göre karar verelim" tavrı belirledi.


24 Haziran'da ise Türk futbolunun final toplantısı yapıldı. [12]

Futbol Zirvesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Futbol Federasyonu (TTF) Başkan Adayı Mehmet Ali Aydınlar ve eski futbolculardan Rıdvan Dilmen'i ayrı ayrı kabul etti.

Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisinde önce TTF Başkan Adayı Mehmet Ali Aydınlar ile bir araya geldi.

Bu görüşmenin ardından Başbakan Erdoğan, eski futbolcu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'i kabul etti.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmelerin içeriğine ilişkin bilgi verilmedi.


29 Haziran tarihinde Mehmet Ali Aydınlar 204 delegenin 201'inin oyunu alarak TFF Başkanı seçildi. [13] Bütün kulüpler Aydınlar'a oy vermişti. Yıldırım Demirören zaferini şu sözlerle kutluyordu.[14]

Mehmet Ali Aydınlar'ı ilk öneren dört beş kulüpten biriyiz. İnancımız ve güvenimiz sonsuz. Güzel bir yönetim kurulu kuruldu. Bundan sonraki görevimiz onlara destek olmak.


Oysa aynı saatlerde Sadri Şener bir kere daha küskünleri oynamaya başlamıştı. [15] 30 Haziran'da Sadri Şener'in kırgınlığı ve tepkisi ortaya çıktı: "Bordo-mavili kulüp, TFF Yönetim Kurulu'nda Trabzonspor'u temsilen 2 yöneticinin olmaması ve kulübün önermediği bir ismin yer alması nedeniyle Futbol Federasyonu'nun hiçbir kurulunda temsilci bulundurmayacağını bildirdi."

2 Temmuz tarihinde ise TFF'nin Kurulları seçilecekti. Habertürk "GS Damgası" manşetini taşıyor [15] "TFF Kurulları seçildi Galatasaray egemenliği dikkat çekti" diyerek altında şu yorumları yazıyordu: Federasyonda başkanvekilleri Gümüşdağ ve Arıboğan’ın ardından MHK’nin 1 ve 2 numaralı ismi Yusuf Namoğlu ile Metin Tokat’ın da G.Saray sempatizanı olması dikkat çekti.

Sonuç

Özgener'in nedensiz bir şekilde başkan adayı olmayacağını açıklamasından sonra doğal olarak ikinci Başkan Göksel Gümüşdağ'ın ismi öne çıktı. Aziz Yıldırım da Gümüşdağ'ı destekledi. Ancak tam da kendisini Aziz Yıldırım desteklediği için, Beşiktaş, Trabzonspor ve Galatasaray başkanları aralarında anlaşarak Mehmet Ali Aydınlar'ı aday gösterdiler, 10 kulüp peşinen bu şahsı destekledi, Sabah gazetesi gibi gazeteler de Aydınlar'ı temiz futbolun güzel yüzü, Yıldırım vesayetini kıracak olan kahraman olarak lanse ettiler, Başbakan Erdoğan da kendisini destekledi.

Özgener'in neden görevi bıraktığı, Erdoğan'ın neden Gümüşdağ'a "bu işlere karışma" dediği hala belirsizliğini koruyor ancak TFF Kurullarının seçiminden 1 gün sonra gözaltıların başlaması ve yaşadığımız süreç bunun ipuçlarını da ortaya koyuyor.

İşin komik yanıysa, dün Fenerbahçe'ye karşı olduğu için Aydınlar'ı kahraman ilan eden ve en makul aday olarak gösteren, Aydınlar ismi üzerinde uzlaşılınca Aziz Yıldırım'ın yenilgiye uğradığını iddia edenlerin bugün Aydınlar'ı Aziz Yıldırım kontrolünde bir şahıs olarak göstermesi. Buncasına omurgasızlık, midesizlik, pespayelik elbette hiçbirimizi şaşırtmıyor ve biliyoruz ki Türk futbolu temizlenecekse dün söylediğinin tam aksini bugün söyleyip, insanları suçlayarak, itham ederek ahlaksızca hareket eden medya temizlenmeden bu olmayacak.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2411
Localisation: Paris

MessagePosté le: 24 Aoû 2011 12:27    Sujet du message: Répondre en citant

Le foot ne m'intéresse pas particulièrment mais je ne comprends pas d'une part arpès tout ce qui est dit que la ligue continue comme s'il ne s'est rien passé mais d'autre part l'emprise de l'argent sur toutes les considérations m'est écoeurant.
Oui ici c'est la Turquie, on parle bcp d'ahlak, d'etik mais c'est d'abord l'argent, on n'hésite pas changer les régles en cours de route.



Uploaded with ImageShack.us
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
KralAuriverde
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 04 Juil 2011
Messages: 1085

MessagePosté le: 24 Aoû 2011 15:17    Sujet du message: Répondre en citant

SelimIII a écrit:
Le foot ne m'intéresse pas particulièrment mais je ne comprends pas d'une part arpès tout ce qui est dit que la ligue continue comme s'il ne s'est rien passé mais d'autre part l'emprise de l'argent sur toutes les considérations m'est écoeurant.
Oui ici c'est la Turquie, on parle bcp d'ahlak, d'etik mais c'est d'abord l'argent, on n'hésite pas changer les régles en cours de route.






L'ennui est que c'est une affaire judiciaire montée de toutes pièces. Une véritable parodie de justice. Tu argues que la ligue fait comme si de rien ne s'était passé. Non la ligue ne fait que respecter le droit. Tu voudrais quoi, envoyer ces gens à la guillotine alors qu'ils ne sont même pas passés en jugement ? Ensuite tu dis que l'argent t'écoeure. Ne faisons pas les hypocrites s'il te plaît, nous savons tous que si l'argent ne fait pas le bonheur, il y contribue grandement. Perso, je suis aussi contre cette histoire de "plays off", c'est une connerie monumentale.
Mais dire que l'argent écoeure dans le foot c'est un peu méconnaître que ceux qui dominent le foot, ce sont ceux qui en ont. Regarde un peu qui raflent les coupes européennes, chaque année. Comme par hasard les clubs les plus riches, à part quelques très rares exceptions comme les Portugais du FC Porto.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 27 Aoû 2011 16:55    Sujet du message: Répondre en citant

Une critique sur la stupide décision de la FTT qui change les régles juste avant que l'arbitre siffle le début du match.

Citation:

Play-Off!

Cumhuriyet 27.08.2011

Erdal Batmaz



Federasyon, Türk futbolunda yaşanan süreci değerlendirdi ve karar verdi. Bütün suç liglerimizin statüsündeymiş! Eğer bunu halledersek her şey yoluna girermiş! Şike problemi de; teşvik pirimi de çözülürmüş! Her düzeyde bu ülke bir türlü hukukun, kuralların ve ilkelerin gösterdiği yoldan gitmeyi pek beceremiyor. Mutlaka bir yerini eğip, bükme alışkanlığımız var. Böyle yaparken de bunu ‘yönetim tarzı’ olarak gösteriyoruz. Futbol sezonu bitmiş, federasyon genel kurulu yapılmış, yeni bir yönetim ve başkan seçilmiş. Ana statü ve tali statülerde değişiklik yapılıp ilan edilmiş. Yeni sezonun başlamasına ilişkin takvim ilan edilmiş. Bütün kulüpler bu statü çerçevesinde, yani ‘oyunun kuralları’ kapsamında yeni sezon hazırlıklarına başlamış. Bir anda “Yok biz vazgeçtik, liglerin statüsünü değiştiriyoruz” diyorsunuz! Kime danışarak? Kimlerle tartışarak? Bilen yok!

Bu yönetimin, başkan dahil beş üyesi Mahmut Özgener federasyonunda da görev yaptı. O federasyon uzun (!) bir çalışma sonucunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun 4 yıllık stratejik planını hazırladı ve kamuoyuna büyük bir törenle ilan etti. Ne zaman? Tam bir yıl önce, Nisan 2010’da. Peki, o strateji raporunda ‘play-off’ gibi çok önemli, Türk futbolunu yapısal açıdan etkileyecek bir değişiklik öngörüldü mü? Hayır! Peki, federasyonumuz seçim öncesinde, genel kuruluna ve kamuoyuna, “Seçilirsek liglerimize ‘play-off’ sistemi getireceğiz” dedi mi? Hayır! Türk futbolu hemen bir gecede alınan kararlar ile yeniden şekillendiriliyor. Türk futbolunun hiç mi geçmişi, oluşturduğu geleneği ve akil adamlardan oluşan ‘futbol ailesi’ yok? Böyle bir karar; sınırlı sayıda Süper Lig kulübü ve yayıncı kuruluş ile birlikte akşam yemeğinde alınacak bir karar mıdır? Avrupa’da hangi lig böyle bir uygulama içinde? Belçika! Bula bula örnek alınacak ülke olarak Belçika’yı mı buldunuz? Avrupa’nın beş büyük liginin hangisi bunu uygulamayı düşündü ki? Türk futbolu denince sadece ‘Süper Lig’ mi akla gelir? Türk futbolunun diğer paydaşlarının hiç mi söz hakkı yoktur!

O kadar çok soru var ki, hangisini sormalı? En basiti düşecek takımlar ile ikinci ligden çıkacak takımların tabi olduğu lig statüsü farklı. Mali kaynaklarındaki fark bir yana, Bank Asya 1. Ligi’nde 3 yabancı, Süper Lig’de ise 6+2 yabancı oynatma hakkı var. Bu iki ligin takımlarını aynı eleme grubuna sokmak haksızlık değil mi? Bu karar aceleye getirilmiş bir karardır. Bu karar yeterince üzerinde çalışılmamış, fayda ve zararları düşünülmemiş bir karardır. Bu karar Türk futbolunu deneme tahtasına çeviren bir karardır.

Çok kısa sürede de bu kararın zararları görülecektir. Bugün Türk futbolunu ayağa kaldıracak karar bu değil, ciddi bir kurumsal iletişim projesi hazırlama zamanıdır! Türk futbolunun yerlerde sürünen itibarının yükseltme zamanıdır! Her düzeyden ve yaştan insanlarımızın küstüğü, kırıldığı, uzaklaşmak istediği futbola nasıl geri döndürülür çalışmasının yapılması gereken zamandır! Zaman dediğiniz şeyin de bir bedeli vardır! Sonradan anlaşılsa bile!..

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Aoû 2011 1:10    Sujet du message: Répondre en citant

Et une autre sur le Président de la FTT, qui selon le commentaire, après ce qui est arrivé à FB voudrait impliquer d'autres clubs...
Lors de son entretien avec Altayli il aurait répété maintes reprise : il y a d'autres clubs...
Que Trabzon attend une vacherie de la part du président écrit le journaliste de OdaTv, moi j'ajouterai : il fera tout son possible pour nuire à GS...

Pour lire le papier : http://bit.ly/rdtux7
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum Sport Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page 1, 2, 3 ... 17, 18, 19  Suivante
Page 1 sur 19

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.