48 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2147

Actuellement :
Visiteur(s) : 48
Membre(s) : 0
Total :48

Administration


  Derniers Visiteurs

murat_erpuyan : 03h:33
Georges : 03h45:55
Philippe : 1 jour, 18h13:02
cengiz-han : 2 jours
SelimIII : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Türk ekonomisi üzerine
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Türk ekonomisi üzerine
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8074
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 07 Fév 2017 1:23    Sujet du message: Répondre en citant

Ve iktidar çok onemli bir hamle yaparak Turkiye ekonomisi için çok onemli bir girisimde bulundu.

Ziraat Bankasi, THY gibi çok onemli iktisadi kuruluslari Varlik Fonuna devretti.

Once Varlik Fonu (Fonds souverains) nedir bunu anlamak için ekonomist Mahfi Egilmez'in yazisini okuyun

http://www.mahfiegilmez.com/2016/08/varlk-fonu.html

Varlık fonu nedir, nasıl çalışır?
Varlık fonunun amacı nedir, nerede kurulur?
Varlık fonunun temel dayanağı nedir?
Varlık fonu nereye yatırım yapar?
Türkiye Varlık Fonu’nun temel nitelikleri
Türkiye Varlık Fonundan beklentiler
gibi basliklardan bilgilendikten sonra
Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin eleştirilerini okuyun.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8074
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 07 Fév 2017 1:27    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:



Osmanlı mirasından TVF’ye

Çiğdem Toker - 06 Şubat 2017



Ülkenin, -kimilerinin- torunu olmakla övündüğü Osmanlı’dan miras en köklü bankası Ziraat artık Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) malı.


154 yıl önce “Ezilen çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi” (kendi sayfasından alıntı) amacıyla kurulan Ziraat, Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattı sürecinde kurulan BOTAŞ, yılbaşı ikramiyesi tadında ocakta devredilen Milli Piyango, daha niceleri de beş buçuk ay önce kurulan TVF marifetiyle “kâğıt” olacakları günü beklemeye başladı. Kâğıttan kastım “seküritizasyon” dedikleri, menkul kıymet haline getirilmesi.


Düne kadar BDDK ve Sayıştay denetiminde olan Ziraat Bankası, Başbakan’a bağlı çalışan ve bundan böyle -o da muhalefet milletvekillerinin zoruyla- konulmuş “bağımsız denetim”e mi tabi olacak?


TVF’yi kuran yasanın zamanlama ve usulü, son kararların öncü sinyaliydi. Adamakıllı işleyen bir yasama gücünün varlığında, kanun tasarısı olarak (yani görüşler, müzakereler, etki analizlerinin ardından) gelmesi gerekecek önemdeki bu yapı, talimat üzere olduğu aşikâr 16 iktidar milletvekilinin imzasıyla “teklif” olarak gelmişti.


AKP iktidarında Meclis’e gelen “teklif”ler, hep acil ihtiyaç ve hız anlamına geldi. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL rejiminin ilk sıralardaki önemli yasalarından biri olan TVF’nin teklif olarak gelişi de böylesi bir aciliyet arayışının sonucuydu. Ve nitekim bu arayış, teklifin gerekçesinde şöyle özetleniyordu: “Otoyollar, Kanal İstanbul, üçüncü köprü ve havalimanı, nükleer santral gibi büyük altyapı projelerine kamu kesimi borcu arttırılmadan finansman sağlanması.”


Varlık fonları, geleneksel olarak bizim gibi yüz milyarlarca dolar borcu, cari açığı olan ekonomilerce değil, nakit fazlası olan ülkelerce kuruluyor. TVF sürecinde dört yazı yazdım. Bizatihi yasanın kendi gerekçesinde çocuklarımızın geleceğinin rehnedileceği o günden belliydi. Bu Fon’un her fırsatta “devletin cebinden bir kuruş çıkmayacağı” söylenegelen büyük altyapı projelerine finansman sağlanmak üzere kurulduğunu bir daha not düşelim.


Sadece Sayıştay denetimi değil, sermaye piyasaları, kamu ihale, devlet memurları mevzuatına tabi olmadığını da. Kanunlar üstü konumlanan TVF’ye son mükerrer Resmi Gazete ile bir de büyük para aktarıldı: Savunma Sanayii Destekleme Fonu’ndan (SSDF) 3 milyar TL. TVF’nin bu kaynağı üç ay sonra geri ödemesi koşulu konulmuş. Henüz bir şey satmayan TVF’nin 3 milyar TL’yi 3 ay sonra geri ödeyebilmesi için mayısın ilk haftasına kadar büyük ve önemli satışlar yapacağını varsaymamız gerekiyor. (Ziraat Bankası’nın sorunlu alacaklarının ne olacağı ise apayrı bir sorun.)


Devletin yeterli parası yok gerekçesiyle kurgulanan Yap-İşlet-Devret modelinin devlete faturasının sanılandan ağır olacağını göreceğiz.


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Fév 2017 1:53    Sujet du message: Répondre en citant

Varlik Fonu hikayesi AKP'nin pardon, boyle bir partinin sadece cismi var, RTE'nin TC'nin temellerine vurdugu bir darbedir.

Boylesine kapsamli bir operasyon Meclis'te tartisilmamis, OHAL ile alakasi olmadigi halde, OHAL kapsami için de ben yaptim oldu seklinde ortaya çikmistir.


Citation:
Çılgın'lık uğruna geleceğe ipotek
Türkiye’nin en köklü bankalarından PTT ve BOTAŞ’a dek pek çok kamu kurumu Varlık Fonu’na aktarılırken bu kurumların bir arada nasıl etkin yönetileceği belirsiz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/671694/_Cilgin_lik_ugruna_gelecege_ipotek.html


Dernière édition par cengiz-han le 07 Fév 2017 2:16; édité 1 fois
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Fév 2017 1:58    Sujet du message: Répondre en citant

Murat pasa Toker'i koymussun da Bursali'yi niye es geçtin!


Citation:

Orhan Bursalı

Para parra parrrraaaa! Başkanlık şapkasından çıkan tavşan!

06 Şubat 2017 Pazartesi

Cumhuriyet


Türkiye’nin, bu ülkenin malını mülkünü, hükümet-iktidar olarak Varlık Yönetimi Şirketi kurarak Hazine’den kaçır, istediğin gibi kullanabileceğin, bir sürü muafiyet tanıyarak bir özel şirket statüsüne sok... Bu şirkete bağlı bir fon oluştur ve şimdi de Ziraat Bankası’ndan tutun PTT, BOTAŞ, TÜRKSAT, Çaykur, İstanbul Borsası, Eti Maden gibi, artık milletin malı olarak ne kaldıysa hepsini bu fona aktar!

Sonra tepe tepe kullan...

Özeti budur: İktidarın şirketi ve fonu!

Şimdi bu şirketin ve kullanacağı fonun “içi dolduruluyor”! Hoooop, ülkenin geride kalmış “zenginliğinden” ne kaldıysa içine boca ediliyor!

Neyle? Milletin, Hazine’nin, doğmamışların malı mülküyle!

Meclis - Sayıştay denetimi dışı
Tüm bunların maddi değeri nedir? Hesap ederler, öğreniriz. 50 milyar dolar? Zaten onların manevi değer falan filan gibi bir dertleri hiç olmamıştır. Tek dertleri her zaman parraa, parraa, parraa ile olmuştur.
Ne Meclis denetimi vardır bu şirket - fon üzerinde ne de bu milletin bütçesinde bir girdisi çıktısı.

Vatan elden gitmiyor şimdilik şüphesiz de, vatanın içi boşaltılıyor!
Özelleştirme İdaresi aracılığıyla bugüne kadar satıp savurup kullandıkları paranın miktarı, yaklaşık 68 milyar dolar. Bunun 8 milyarı bu iktidardan önce gerçekleştirildi. Yani Ekim 2016’ya kadar bu iktidar 60 milyar dolar kullandı. O tarihteki habere göre(*), 2017-2019 döneminde de 32 milyar TL özelleştirmeden bekleniyor.

Özelleştirme İdaresi, olduğu gibi Varlık Fonu’na aktarılarak berhava edilecek. Sayıştay denetimi de olmayacak.

Zaten afedersiniz Sayıştay denetimi mi var, Meclis’te raporları bile okutulmuyor.

Afedersiniz Meclis mi kaldı, Başkanlık Anayasası da var olana bile dayanamıyor ve şeklen bir Meclis öngörüyor!

Her şey iktidarda kalmak için

Şimdi OHAL koşullarıyla fon torbasına atılan şirketleri tepe tepe kullanacaklar. Ne amaçla dersiniz? Kuşkunuz mu var: Siyasi amaçlarla... İktidarda kalabilmek için. Şimdi bunun en büyük mali, ekonomik operasyonu ile karşı karşıyayız.

Ekonomi krizde mi? Şirketler mi batıyor? 77 milyarlık vergi borcu tahsil mi edilemiyor? Piyasa durgun ve şirketler mi kapanıyor? Dolar aldı başını gidiyor mu? İşsizlik mi artıyor? Bankaların verdiği ödenemeyen tüketici ve kredi kartları borçları 18 milyar TL’ye mi yükseldi (Pelin Ünker arkadaşımızın dünkü haberi), şirketlerin takipteki borçları 39 milyar TL’ye mi çıktı?...

2000’lerin ucuz dolarları da akmıyorsa...

Nisan ayında dayatılan anayasa referandumunda da mutlaka evet çıksın istiyorlarsa..

Ekonominin tökezlenmesini yavaşlatacak acil önlemlere ihtiyaç var.

Varlık Fonu da bunun önemli manivelalarından olacak.

Mesela bir Ziraat Bankası + birkaç fon şirketi daha, Çanakkale Köprüsü’ne yatırılacak...

Evet, bir mal mı?

Her şey evet, her şey iktidarda kalmak için.

Her şey mubah!

Temel gerçek: İktidar 14 yıldır, üreterek, ürettirerek yaratamadığı kaynağı, Cumhuriyetin varlık birikimlerini satarak oluşturuyor.
Üreterek yaratamadığı sermayeyi, dünyanın “dolar teröristleri”nden alarak sağlıyor ve kullanıyor.

***

2 ay boyunca seçmenin oylarının “evet”e nasıl dönüştürülebilirliğinin basit para mekanizmalarını izleyin. Kuzey’de, Batı’da, Güneydoğu-Doğu’da, Güney’de...

Evet, sizce satın alınabilir bir mal olabilir mi?
(*) www.dunya.com/ekonomi/ ozellestirme-gelirleri-70-milyar-dolaradayandi-haberi-335426





.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Fév 2017 2:19    Sujet du message: Répondre en citant

Yukarida Erpuyan'in kaynak olarak gosterdigi Mahfi Egilmez'in yazisini okumazsaniz youtoube'den 30 dakikalilik bir video izleyin.

Özel Yayın: Türkiye Varlık Fonu'nun Sebebi, İşleyişi ve Amacı: Konuk : Prof. Yalçın Karatepe
http://bit.ly/2kGH7EO
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2411
Localisation: Paris

MessagePosté le: 08 Fév 2017 9:44    Sujet du message: Répondre en citant

Bu Varlik Fonu konusu, Turkiye ekonomisi için bir donum noktasi, elde kalanlarin yok olmasina ya da yabancilara geçmesine yolaçacak ve bir anlamda ekonominin yonlendirilmesi tamamen el degistirecek...

Bu sebeble Sayin Erpuyan "varlik fonu" baslikli ozel bir baslik açarsa çok yerinde olur dusuncesindeyim...

Not : Ben ekonomi uzmani dilan degilim ama okuduklarim beni çok sarsti. TC'nin temellerine korkunç bir darbe gibi geliyor bana...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8074
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 08 Fév 2017 10:07    Sujet du message: Répondre en citant

selimiii onerisi uzerine

VARLIK FONU & TÜRKIYE EKONOMISI
baslikli bir konu açilmisitir.

http://bit.ly/2k1rnYx
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2411
Localisation: Paris

MessagePosté le: 08 Fév 2017 10:22    Sujet du message: Répondre en citant

Tesekkurler....
Smile
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8074
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 08 Fév 2017 18:40    Sujet du message: Répondre en citant

Turkiye'nin potansiyeline gore denizlerinden ekonomisine yeterince katkida bulunamadigini dusunenlerdenim.

Bu konuda Hurriyet'te bugun Vahap Munyar'in yazisini ilginç buldugum için burada gonderme yapmakta yarar buldum...

Açık denizde tutulan balığı ithal saymayın

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/vahap-munyar/acik-denizde-tutulan-baligi-ithal-saymayin-40358796

.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 19 Fév 2017 1:26    Sujet du message: Répondre en citant

Ben güya biraz ekonomiden anlarim ama MB'sinin bu kalemini hiç anlayamiyorum. Bu paralar çuvalla mi giriyor? Sonra ekonomiye nasil enjekte ediliyor?



Citation:

Güngör Uras: Kim gönderiyor bu dolarları?

Milliyet yazarı Güngör Uras, "Nereden geldiği belli olmayan dolar miktarının her geçen yıl arttığını" belirterek "Nereden geliyor bu dolarlar? Büyüklerimiz ne demişler? 'Üzümünü ye de bağını sorma.' İşte o durumdayız. Gelen dolarları afiyetle yiyoruz. Kime teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz" dedi.


Güngör Uras'ın "Kim gönderiyor bu dolarları" başlığıyla yayınlanan (17 Şubat 2017) yazısının bir bölümü şöyle:

Nereden geldiği belli olmayan dolar miktarı (Merkez Bankası buna “Net Hata ve Noksan” diyor) her yıl 10 milyar doları aşmaya başladı. Bir yıl önce, ülkeye giren 2 doların 1 dolarının nereden geldiği belli değildi. 2016 yılında ülkeye giren 3 doların 1 dolarının nereden geldiğini bilemiyoruz. Kim gönderiyor bu dolarları? Neden sahibi bilinmiyor. Ama bizim açığımızı kapatıyor, e konomimize katkıda bulunuyor? Döviz açığımızı (cari açığı) yurt dışından değişik kanallardan yurda giren dövizle finanse ediyoruz.

Normal kanallardan ülkeye giren döviz; (1) Doğrudan yatırım için gelen döviz, (2) Portföy yatırımı için gelen döviz, (3) Kredi olarak gelen döviz. Bu 3 kanaldan giriş/çıkış yapan dövizi “sermaye hareketleri” olarak izliyoruz.

Ne var ki son zamanlarda döviz açığımızı sermaye hareketiyle, bu normal üç kanaldan ülkeye giren dövizle değil de (net hata ve noksan kalemiyle) Nereden geldiği belli olmayan dövizlerle finanse eder hale geldik.

- 2015 yılında, sermaye hareketiyle ülkeye gelen döviz 10.1 milyar dolar. Nereden geldiği belli olmayan döviz 10.2 milyar dolar.

2002’den 2016 sonuna kadar nereden geldiği belli olmayan döviz girişi 40.9 milyar dolar...

Ekonominin çarkı neredeyse, nereden geldiği belli olmayan dolarlar sayesinde dönüyor. Neredeyse, cari açığı nereden geldiği belli olmayan dolarlarla finanse ediyoruz. Nereden geldiği belli olmayan dolarlar olmasa, döviz kıtlığı çekeceğiz. Dolar fiyatını dizginlemek mümkün olamayacak.

Rivayet muhtelif

İyi de bu dolarlar nereden geliyor? “Şehir efsanelerine” (halkımızın kendi kendine yaptığı açıklamalara göre):

(1) Bu dolarların kaynağı, bizim, Türklerin yurt dışındaki döviz hesapları. Sıkıştıkça dışarıdan döviz getiriyorlar. Türklerin yurt dışında her yıl bu büyüklükte döviz getirecek bollukta kaynaklarının olması, bu kaynağın bir türlü tükenmemesi inandırıcı değil.

(2) Bu dolarları Iraklılar, Suriyeliler, kendilerini güvende hissetmeyen Araplar Türkiye’ye getiriyorlar. Yabancılar dolar getirince ya bankaya yatıracaklar, ya harcayacaklar ki getirdikleri döviz cari açığın finansmanına katkı yapsın. O zaman da nereden geldiği bilinir. Getirilen dolarlar sandık içinde, bavulda saklanıyorsa, hesaba girmez.

(3) Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt gibi dost Müslüman ülkeler, Türk ekonomisine destek vermek için dolar gönderiyorlar. Bu gerçekse, o zaman da bu dolarların gene banka hesaplarında görülmesi gerekir.

(4) Hesap hatası denilmesi zor. Çünkü bu büyüklükte hesap hatası yapılamaz.

Döndük dolaştık aynı noktaya geldik. Nereden geliyor bu dolarlar? Büyüklerimiz ne demişler? “Üzümünü ye de... Bağını sorma...”

İşte o durumdayız.

Gelen dolarları afiyetle yiyoruz. Kime teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz.


cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 17 Şubat 2017 Cuma, 10:17
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Fév 2017 1:26    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Ekonomiye 41 milyar dolarlık ‘gizemli’ doping


2016’da kaynağı belirsiz para girişi 11.1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarken son 15 yılda gelen kayıt dışı para miktarı 40.9 milyar doları buldu.

Pelin Ünker

22 Şubat 2017 Çarşamba


Türkiye ekonomisine kaynağı belirsiz para girişi 2016’da 11 milyar 69 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerine göre temmuz ayından itibaren gelen gizemli para ise 9.2 milyar doları buldu. 2015’te 10 milyar 198 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi olmuştu. Verilere göre son bir yılda 871 milyon dolar arttı. 2003’e göre ise artış 2.5 katı buldu.

Kaynağı belirsiz parada 2002 yılında Türkiye’den 758 milyon dolarlık çıkış olurken, 2003’te 4 milyar 489 milyon dolar, 2004’te 838 milyon dolar, 2005’te 1 milyar 495 milyon dolarlık giriş yaşandı.

2006 yılında 896 milyon, 2007’de 315 milyon dolarlık çıkışın ardından 2008’de 1 milyar 966 milyon, 2009’da 2 milyar 314 milyon, 2011’de 8 milyar 295 milyon, 2013’te 1 milyar 577 milyon, 2014’te 2 milyar 40 milyon dolar giriş yaşandı. 2010’da 464 milyon, 2012’de ise 927 milyon dolar çıkış oldu. Buna göre son 15 yılda Türkiye 40 milyar 921 milyon dolar kayıtdışı olarak Türkiye’ye girdi.


Seçim öncesi hızlandı

Seçim öncesi dönemlerde para girişinin hızlanması dikkat çekti. Haziran 2011’deki seçimlerden önceki son dört ayda Türkiye’ye 4 milyar 101 milyon dolarlık gizemli para girişi oldu. 2007 seçimlerinden önceki dört ayda ise 3 milyar 604 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi yaşandı. 2015’te de haziran seçimlerinden önceki dört ay 10 milyar 81 milyon dolar, kasım seçimlerinden önceki dört ay 3 milyar 94 milyon dolarlık kayıtdışı para geldi.


Merkez Bankası resmi olarak net hata noksan kaleminin dört temel sebepten kaynaklandığını söylüyor: İthalat veya ihracatta mal hareketiyle ödemenin farklı bilanço dönemlerine yansıması, gümrük işlemlerindeki beyanat hataları, ödemeler dengesindeki çeşitli kalemlerden elde edilen gelirlerin sistem dışına, yani yastık altına çıkarılması, turizm ve bavul ticareti gibi verilerin anketler yoluyla toplanmasında oluşan hatalar. Ancak ekonomistlere göre bu nedenlerin hiçbiri bu denli büyük bir net hata noksan kalemine yol açacak miktarda para akışını sağlayamıyor.




Kırılganlık artıyor

Gizemli ya da kaynağı belirsiz para girişini gösteren net hata noksan kalemi 32 milyar dolarlık cari açığın üçte birine ulaştı. Gizemli paradaki bu artış 2013 yılına kadar Türkiye’nin en büyük kırılganlığı olarak kabul edilen cari açığın daralmasında hükümetin ne kadar başarılı olduğu konusunda da soru işaretleri yaratıyor. Açığın kapanmasında finansmanın kalitesinin kötüleştiği görülüyor. Gizemli paralar ve satılan döviz rezervleri geçen yıl açığın yüzde 67’sini oluşturarak Türkiye’nin en son fazla verdiği 2001 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 2015 yılının cari açığı 32.1 milyar, söz konusu yıl net hata ve noksan ise pozitif 10.2 milyar dolar olmuştu. Türkiye 2016 yılını cari işlemler dengesinde 32.6 milyar dolarlık açıkla kapatırken, gizemli para girişi 11.1 milyar dolara çıktı.


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2411
Localisation: Paris

MessagePosté le: 24 Fév 2017 20:15    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Adamlar yol yapmadı borçlandırdı!

Murat Muratoglu - Sozcu, 06 Şubat 2017



Bir biz akıllıyız ya! Yap-işlet-devret modelinden bahsediyorum. Hani diyorlar ya, ülke tek kuruş ödemeden havalimanları, tren garları, yollar, köprüler hatta nükleer santral yaptırılıyor diye…

“Bu modelle dünyada yapılan işlerin de yüzde 40'ını Türkiye yapıyor” diyorlar. Neden acaba? Bakın; Yap-işlet-devret de ana fikir finansmanın ve proje riskinin yüklenicide kalmasıdır. Bizim modelde risk yok, para devlet garantisinde…

Osman Gazi Köprüsü… Üzerinde anlaşılmış geçiş ücreti 35 dolar+KDV… Bugünkü kurla yaklaşık 150 liraya geliyor. Dolar fiyatı coşup gidince Ulaştırma Bakanlığı rakamı 65 TL'de sabitledi.

Bugün ortalama kaç araç, hem de ucuz fiyattan köprüyü kullanıyor? Yaklaşık 10 bin civarı… İnşaatı yapan şirketin umurunda mı? İsterse araçlar bedavaya geçsin. O her yıl, günde 40 bin araç geçmiş gibi hesaplayıp 35 dolar üzerinden devletten parasını alacak.

Bir de bu köprünün rakibi var. İstanbul Deniz Otobüsleri… Şirket 861 milyon dolar bedelle zamanında satılmış, işletilmeye başlanmış.
Sözleşmede yazan köprü geçiş rakamı 150 lira, sen devlet desteği ile 65 liraya geçiriyorsun. Haksız rekabet oluyor. Haliyle uluslararası mahkemede dava açıyorlar. Kuvvetle muhtemel kazanacaklar. Devlet bir de onların zararını ödeyecek.
Bu hesap devleti batırır!

Devlet dediğin kim? Biz! Devletin parası? Bizim vergilerimiz. Bu durumda, hem köprüden geçerken para ödüyoruz, hem vergi verip köprüyü yapan şirkette ayrıca para ödüyoruz. Hem de cezasını vergilerimizle ödeyeceğiz.
Bize hizmet olarak geri dönmesi gereken paralar, sözde tek kuruş harcamayacağımız köprüye gidecek. Geçen de geçmeyen de ödeyecek.
Peki ya Osman Gazi'yi devlet kendi parasıyla yani bizim ödediğimiz vergilerle yaptırsaydı? Daha ucuza çıkacağı aşikârdı… Hiç değilse 22 yıllık borçlanmamış olurduk. Hiç birimiz yarın ne olacağını bilmiyoruz ama 22 yıl boyunca bu parayı ödeyeceğimizi biliyoruz.

Bu inşaatların maliyet işi de pek akla uygun gelmiyor bana… Şöyle ki; Norveç'te bizim Avrasya Tüneli benzeri bir inşaat yapıldı; Eıksund Tüneli… Bizimki 106 metre derinlikte, onlarınki 287 metre derinlikte. Bizimki 5,4 kilometre uzunluğunda, onlarınki 7,7 kilometre uzunluğunda. Bizim maliyetimiz 1,3 milyar dolar, onların maliyeti 92 milyon dolar.
Hadi zemin farklıdır, çift katlıdır, depreme dayanıklıdır, şudur, budur… Üç, dört kat fazla maliyeti anlarım ama hem daha derin, hem daha uzun, hem de 14 kat daha ucuza nasıl olabiliyor?

Güzel kardeşim maliyeti neden önemsiyorsun, sanki devletin kasasından mı çıkıyor? Şirketler maliyeti gösterip, üzerine kârı koyup devletten öyle garanti para istiyorlar. Yıllık 25 milyon araçtan fiyatı 4 dolar+KDV… Onu da 24 yıl boyunca ödeyeceğiz. Bu hesapla bile dolar bazında 13 yıl sonra parası çıkacak. Sonrası cebe!

Yaptırmak iyi güzel de galiba bizi fena işletiyorlar. Devredene kadar kim öle, kim kala?



^
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Mar 2017 1:41    Sujet du message: Répondre en citant

Hani AKP'nin su çok ovundugu projeler var ya, bunlara galla kuyusu demek lazim, ya da AKP'nin kendi isadamini ve zengini yaratma için buldugu formul demek...

Bakin okuyun :

Citation:

CHP açıkladı... İşte köprü ve tünellerin 2 aylık zararı

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, köprü ve tünellerin sürekli zarar ettiğini söyledi. Barış Yarkadaş iki aylık zararın 34 milyon lira olduğunu açıkladı.

cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 01 Mart 2017 Çarşamba, 12:08




CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş , köprü ve tünellerin sürekli zarar ettiğini söyledi.

İstanbul’un iki yakasını Boğaz’ın altından birleştiren Avrasya Tüneli 20 Aralık 2016’da açıldı. Dolar üzerinden anlaşma yapılan ve Hazine garantili Avrasya Tüneli’nden günlük 68 bin araç geçişi garanti edilmiş, vaat edilen araç geçmezse aradaki farkın işletmeci şirkete Hazine’den ödeneceği belirtilmişti. Tünelin geçiş ücretleri (2017’den itibaren) otomobil başına 4, minibüs başına da 6 dolar artı KDV olarak sözleşmede belirlenmişti.


‘48 BİN FARK HALKIN CEBİNDEN’

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 31 Ocak 2017’de 7 gün 24 saat kesintisiz hizmete geçen Avrasya Tüneli’ni kullanan araç sayısının “1 milyonu aştığını” açıkladı. Bu da günlük 20 bin araca denk düşüyor. Taahhütle arasındaki 48 bin araçlık fark ise halkın cebinden ödeniyor.

İşleten şirkete kâr, kamuya problem ve külfet!

Konuyla ilgili açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş , “AKP’nin çılgın projesinin Hazine’ye iki ayda getirdiği zarar yaklaşık 34 milyon lira. Bu zararı milletin sırtına yükleyen AKP hükümeti, Varlık Fonu yönetimiyle yüksek işletme-maliyet giderleriyle inşaat şirketlerine kaynak sağlamaya devam edecek” dedi.

CHP’li Yarkadaş şöyle konuştu:

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’ın verdiği rakamlara göre Avrasya Tüneli’nden günde 18.500 civarı araç geçmiş. Bu rakam Hazine’nin şirkete verdiği günlük 68 bin 500 araç geçiş garantisinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Yani Avrasya Tüneli’nde şirkete günlük 50.000 araç geçiş bedeli olan 842 bin TL’nin Hazine’den, dolayısıyla halkın cebinden aktarıldı.

Ahmet Arslan’ın Avrasya Tüneli’ni kullanan araç sayısının “1 milyonu aştığını” belirttiği açıklaması propaganda amacı taşısa da bilimsel olarak zararın itirafı anlamına geliyor. AKP iktidarının Bakanlık ve Belediyeleri üzerinden kent içi trafik sorununa çözüm getireceği iddiasıyla büyük Hazine garantileri ve yüksek ücretli hizmetiyle hayata geçirdiği mega karayolu projeleri trafik sorununu daha da felç hale getiriyor. Bakın 3. köprü ortada. Fatih Sultan Mehmet köprüsünü kapatıp oradan geçen tüm araçları Yavuz Sultan Selim köprüsüne yönlendirseniz de devlet zarar ediyor. Keza Osmangazi Köprüsü’nde de değişen bir şey yok. Bu köprüde geçiş ücretlerinin rekabetçi bir düzeye indirilmemesi durumunda devlet, geçiş garantisi nedeniyle 22 yıl daha zararı karşılamaya devam edecek.

Bu rakamları görünce insan gerçekten hayret ediyor! Bir hükümet kendi vatandaşlarının sırtına bu kadar büyük yükü neden yükler. AKP hükümeti bugün var, yarın yok! Fakat halkımız yıllar boyunca bu zararı karşılamaya devam edecek. Nesilden nesile sarkan borcu sırtımıza yüklüyorlar. Üstelik bu projelerin trafiğe olan katkısı da ortada! Bu fiyatlarla kimse geçmiyor. Varlık Fonu yönetimi yoluyla inşaat şirketlerine kaynak aktarmaya devam edecekler. Avrasya Tüneli’nin çok kısa bir zaman sonra ciddi trafik sorunlarına neden olacağını da uzmanlar söylüyor. Toplu taşıma projelerine öncelik verilmeden trafik sorununun çözülmesi mümkün değil.


24 YIL 5 AYLIK ÇILGIN TAAHHÜT!

Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan tünel için Ulaştırma Bakanlığı, Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş.’yi (ATAŞ) görevlendirmişti. ATAŞ 24 yıl 5 ay boyunca tüneli Hazine garantili olarak işletecek. Yani günlük 68 bin aracın altında geçiş olursa, aradaki fark daima Kamu Hazinesi’nden ödenecek.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Mar 2017 1:50    Sujet du message: Répondre en citant

Kendi zengini yaratma, kamu kaynaklarini yandaslara aktarmada bir cozum de sehir hastahaneleri projesinde bulunmus ve uygulaniyor.

Citation:


Sözgelimi Türk Tabipleri Birliği verilerine göre Ankara’da inşaatı süren Etlik Şehir Hastanesi’nin sabit yatırım bedeli: 1 milyar 97 milyon TL.
Buna karşılık, devlet bu projeyi yapan Türkerler-Astaldi’ye 25 yılda toplam 6.9 milyar TL kira ödeyecek. Hastane yatırım bedelinden 5.8 milyar TL üzerinde, devletten çıkacak bir tutardan söz ediyoruz.
Ezcümle, pek çok soru ve sorunu içinde barındıran şehir hastaneleri konusu “Amerika’dan daha çok yataklı hastanelerimiz var” hamasetiyle cakası satılacak bir konu değil.



http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/687838/iki__karanlik__sozlesme_daha.html



Ayni konu Sozcu'de de islenmis :

Citation:


SAĞLIKTA KIRMIZI ALARM!

Bütün Türkiye'de 1500 hastane var. Bunların 874'ü Sağlık Bakanlığı'nın, yani devletin hastaneleri…

600 küsur sağlık kuruluşu da özel hastane…

Hastane zengini olan Sağlık Bakanlığı sayıyı az bulmuş olacak ki, ülke genelinde “Hastane açma yarışı” başlattı.

Yurdun her yanında bin-iki bin yataklı devasa “Şehir hastaneleri”nin inşaatı sürüyor.

Bu hastaneleri Sağlık Bakanlığı yapmıyor. Kamu-özel ortaklığı sistemiyle yapılıyor. Hastaneleri, inşa eden özel şirketler işletiyor. Sağlık Bakanlığı şehir hastanelerini inşa eden özel şirketlerin 25 yıllığına kiracısı oluyor.
Devlet bu hastanelere yıllık milyonlarca lira kira bedeli ödeyecek. Ayrıca Sağlık Bakanlığı özel şirketlere şehir hastaneleri için yüzde 70 doluluk garantisi veriyor. Doğacak fark devlet kasasından ödenecek.

Çok tatlı, çok kârlı bir iş… Yandaş firmalar için ballı börek! Hiçbir riski yok!
Yukarıdaki bilgileri, Coşkun Bel'in D&R kitapevlerinde satılmakta olan “Sağlıkta Kırmızı Alarm” adlı kitabından naklettim. Kitabı okuyunca insan sağlıkta dönen dolapları daha iyi anlıyor!




http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/rahmi-turan/bugun-bayrak-yarin-kurdistan-1706231/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11025
Localisation: Paris

MessagePosté le: 14 Mar 2017 1:36    Sujet du message: Répondre en citant

Bakalim iki ulke arasiundaki kabadayilik ne ise yarayacak?

Orhan Bursalı

‘Kaç puan getirdi bize Hollanda? Çak dostum!’


Erdoğan'dan Deniz Yücel açıklaması


13 Mart 2017 Pazartesi
Şöyle bir teori kurabilirsiniz ve yanlış da yapmış olmazsınız:
• Bahçeli 11 Ekim’de RTE’yi başkan yapacağını açıkladı..
• Referandum’a gidileceği ekimde belli oldu.
• Bu andan itibaren Referandum planlandı. Nisan ayında yapılacağı aşağı yukarı belliydi.
• Kasım ayına kadar yapılan ilk yoklamalarda Meclis’te anayasa değişikliğine çoğunluk sağlanmasının önünde engeller görüldü. MHP’deki direniş gözlendi.
• Buna göre Referandum stratejileri belirlenmeye başlandı..
• Her seçimde yapıldığı gibi, kamplaştırıcı bir program izlenecek ve milliyetçiliğe yeni rüzgârlar pompalanacaktı.

Cumhuriyetçiler tutuklanıyor
• Cumhuriyet’in yazar ve yöneticileri, haksız ve hukuksuz, yasa tanımaz bir biçimde tutuklandı. Bunun Avrupa’da Türkiye ve iktidara karşı tepkileri artıracağı açıktı. Avrupa’da RTE aleyhtarlığı büyüdü.
• RTE ve adamları, bu aleyhtarlığı daha da tırmandırma kararı aldı ve şubat sonuna doğru Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel tutuklandı.
• Almanya ve Avrupa’da protestolar büyüdü. Almanya hükümeti sertleşme işaretleri verdi.
• Erdoğan, Deniz Yücel’in tutuklanmasını tırmandırarak Almanya’nın iyice damarına bastı: Yücel için “terörist”, “Alman ajanı”, “PKK temsilcisi” dedi. Tutuklanmanın ardındaki siyasi irade böylece çok netleşti. Gazetecilerimizin daha yargılanmasına bile başlanmamıştı.. Böylece iktidarın hoşuna gitmeyecek haberler yapan gazeteci ve gazeteler, ya FET֒cü, ya Alman- Amerikan ajanı ama en önemlisi teröristti. Bu, Erdoğan’ın Odatv tutuklamaları döneminde de gazetecilere terörden tutuklular bakışının tıpkısının aynısıydı.
• Avrupa’dan resmi protesto sesleri tırmandı.
• İktidar da ellerini ovuşturup duruyordu: Başarıyoruz diye çak yapmaya başladı. Türkiye’de Almanya’ya karşı milliyetçi duygular tırmanmaya başladı.

Gerilim körükleniyor
• İktidar Avrupa ülkelerinde mitingler yapma kararı aldı. Almanya zorluk çıkarmaya başladı. Avusturya’nın şefi, Türkiye’ye karşı atalım bunları demeye başladı.
• İktidar, geçen seçimlerde yaptıkları propaganda gezilerinin şimdi yasaklanması karşısında, gerilimi tırmandırmanın koşullarını iyice yakaladı: Alman hükümetini Nazilikle, Hitlercilikle suçlamaya başladı.
• Bakanlar “gideriz, yaparız, ederiz, görürler” korosuyla milliyetçi kampanyayı körüklemeye girişti.
• Hollanda, Çavuşoğlu’na giriş izni vermedi. Aile Bakanı Kaya, bu yasağı deleriz niyetiyle otomobille Rotterdam’a giriş yaptı, engellendi ve istenmeyen kişi ilan edildi.
• RTE, Hollanda’yı da Nazilikle suçları. Yetmedi, koronun ağzında diktatörler, faşistler suçlamaları yoğunlaştı.

Senaryonun sonu:
Ve Avrupa Birliği Bakanı Çelik: “Hollanda’da yaşananlar, Referandumda kararsızların oylarını netleştirdi” açıklamasını yaparak olayı noktaladı!
İktidar, Avrupa ile bir meydan savaşını başlatmış ve milliyetçi cephe savaşı başlatmış oldu. Aranan kamplaştırıcı araç bulunmuştu... Eğer bombalar patlamaz, endişe ve korku ile seçmen iktidar safında bütünleştirilmezse, o zaman Avrupa düşmanı el ele yaratılarak evet oyları artırılırdı. Üstelik hepsi gözler önünde gerçekleşen Avrupa’nın Türkiye’ye resmen belgeli düşmanlığı ile.
Bu “savaşı” daha da tırmandırabilir!
İki sonuç- iddia:
1) Avrupalılar Erdoğan’ın referandum stratejisini geç okudular, hem de kayıtsız kaldılar. Gelinen noktanın, istemedikleri Evet oylarını artıracağını görmediler veya umursamadılar. İktidarın tuzağına düştüler.
2) Hayır, Avrupalılar bilerek hareket ediyor. Evet’in kazanmasını istiyor. Böylece Erdoğan’ı iyice ve tam olarak avuçlarının içine alacaklar... Ve Türkiye ile kukla gibi daha rahat ve istedikleri gibi hareket edebilecekler.
Neyse.. Sanırım bu olay bile Evet oylarını yüzde 50’nin üzerine taşımaya yetmeyecek!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Suivante
Page 4 sur 7

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.