Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.
Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Seriat istemek serbest, seriata karsi olmak suç !
Forums d'A TA TURQUIE Pour un échange interculturel
Su anda TC laik bir ülke, aslinda seriat istemek suç, ama bunun tersi oluyor, seriata karsi olan kisi Adalet Bakani tarafindan suçlanabiliyor... Iste Erdogan iktidarinin geldigi nokta.
Inscrit le: 30 Jan 2006 Messages: 12370 Localisation: Nancy / France
Posté le: 24 Juin 2024 1:10 Sujet du message:
2 saat 11 dakika sabirla uzun programi izledikten sonra yukaridaki notuma ek getirme geregini duydum.
Iki adam çikmislar kendi goruslerini anlatmislar, gayet uygarca birbirlerini kirdmadan.
Bu tartismasdan sonra Adalet Bakani koltugunda oturan adamin tartismacilardan sadece seriata karsi olanin tutuklanmasi ve halki kin ve nefrete davet ettigi için cezalandirilmasini istemesi tam bir skandal.
Ve bu skandal Erdogan iktidarinin gerçek yuzunu de ortaya koydugu için ibretlik...
Inscrit le: 30 Jan 2006 Messages: 12370 Localisation: Nancy / France
Posté le: 02 Juil 2024 18:51 Sujet du message:
Bu dosyanin konusu olay uzerine İlahiyatçılar ortak bir bildirge yayinladilar.
Citation:
Şeriat, İslam Demek Değildir
Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bıraktığımız bu günlerde toplumumuz kısır ve tehlikeli bir tartışmanın içine çekilmek istenmektedir. Bu tartışma adeta dine rağmen din, İslam’a rağmen İslam denilebilecek düzeyde bir cahilliği içeren şeriat tartışmasıdır.
Arap dilinde pek çok anlama sahip olan şeriat sözcüğü terminolojik açıdan dilimizdeki hukuk sözcüğünün karşılığıdır. Gerek dinsel inanışları referans alan gerekse laik ve seküler dünya görüşüne dayanan yasalar Arap dilinde şeriat sözcüğü ile ifade edilir.
Bu nedenle şeriatı din ve İslam’la özdeş bir kavram olarak yansıtmaya çalışmak gerçeğe aykırıdır.
İslam şeriatı denilen kavram İslam’ın kendisi demek değildir.
Zira şeriat kurallarının çok azının kaynağı Kur’an ayetleridir. O ayetlerin de çoğu dönemsel olup esbab-ı nüzul çerçevesinde anlaşılması ve yorumlanması gereken hükümleri içermektedir.
İslam tarihinde bütünsel ve tek yapı halinde bir şeriat anlayışından söz edilemez. Gerek fıkhî gerekse ona zemin oluşturan itikadi meselelere ilişkin onlarca şeriat yorumu ve uygulaması söz konusudur. Bu yorum ve uygulamalar, sahabilerin farklı görüşlerinden, sıhhati tartışmalı kimi hadislerden, İslam bilginlerinin kimi aklî çıkarımlarından neşet eden ve pek çok bakımdan birbiriyle çelişen ictihadî hükümleri yansıtmaktadır.
Hangi şeriat ekolü söz konusu olursa olsun içerdiği kurallar açısından hiçbirinin günümüz toplumsal yaşamına ve insan gereksinimlerine, temel hak ve özgürlüklerine dahası çağdaş hukuksal sorunlara yanıt verebilecek bir yapıda olmadığı açıktır. Böyleyken insanlığın ve Müslümanların geçirdiği hukukî evrimi dikkate almayan şeriat taleplerine itibar etmek mümkün değildir.
Birey kimliği, kadın erkek eşitliği, iktisadî ilişkiler, suç ve ceza kavramı, aile hukuku, siyasi sistem ve bilimsel çalışmalar açısından şeriat hukuku, dönemin Arap toplumunda değişim ve dönüşüme öncülük eden ilk uygulamaları içerse de günümüzde uygulanabilirliği söz konusu olmayan kurallar yığını olarak, ancak akademide hukuk tarihi dersleri için bir anlama sahip olabilir. Başka bir deyişle şeriat kurallarının güncel yaşamda insan onuruna yakışır bir karşılığı yoktur.
Çok eşliği, kölelik kurumunu, çocuk yaşta evliliği, haremlik selamlık uygulamasını, haklar bakımından kadınların ikincilliğini, mürtedin idamını ve tekfirciliği içermesi, iktisadî tezler bağlamında da günümüzün girift ekonomik ilişkilerini karşılayamayacak denli basit oluşu, siyasal sistem açısından ise otoriter ve totaliter bir rejimi öngörmesi, şeriatı kabul edilebilir olmaktan uzaklaştırmakta ve olanaksız kılmaktadır.
İslam dini, inanç, ibadet ve ahlak esasları olarak şeriattan kesinlikle ayrıdır.
Şeriat uygulanamaz olsa da İslam dini, iman esaslarıyla, uygulama olarak da namaz, oruç, hac, zekât vb. ibadetleriyle, ahlakî açıdan ise helal haram anlayışıyla yüzyıllardır yaşanan ve bundan sonra da daima yaşanacak olan son ilahi dindir. İslam azizdir ve şeriatla kısıtlanamayacak denli değerlidir.
Büyük İslam bilgini Ebu Hanife’nin de dediği gibi din, Hz. Âdem’den beri gelen tevhid inancıdır ve asla değişmez. Ama şeriat değişir. Nitekim tarih boyu her ümmet için ayrı bir şeriat söz konusu olmuştur.
Osmanlı’nın Mecellesi’nde de belirtildiği üzere; “ezmanın tegayyürü ile ahkamın tebeddülü inkar olunamaz.” Ancak bu durum elbette ki din için söz konusu değildir. Din, sabittir ve tersi düşünülemez.
Bu gerçekler ışığında ilahiyatçılar olarak bizler, bütün halkımızı, aziz dinimiz İslam’ı yaşarken aynı zamanda büyük Atatürk’ün ve şehitlerimizin emaneti olan; laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti devletimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Unutulmamalıdır ki, laiklik dinin doğru ve özgürce yaşanabilmesi için de yaşamsal önem taşımaktadır. Devletin dini ancak adalettir anlayışıyla her türlü dinsel ve mezhepsel ayrıma karşı ulusal birlik ve bütünlüğümüzü korumalı ve güçlendirmeliyiz.
Inscrit le: 30 Jan 2006 Messages: 12370 Localisation: Nancy / France
Posté le: 02 Juil 2024 18:57 Sujet du message:
Bunu uzerine, irkci, hakaret ve tehdit yagdiran, kendi gibi dusunmeyenleri hedef gostererek öldürülmelerine neden olan gazete denilen lagim çukurundan tepki geldi.
Inscrit le: 30 Aoû 2007 Messages: 3159 Localisation: Paris
Posté le: 28 Fév 2026 17:01 Sujet du message:
SelimIII a écrit:
Citation:
"Neden çocuklarımızın dua etmeyi ve oruç tutmayı öğrenmesi sizi rahatsız ediyor? Neden okul bahçelerinde birlikte ilahiler söylemeleri sizi rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmayı bırakın. Eğer birisini rahatsız ediyorsa, o zaman gelsin, bu ülkeye, bu bayrağa ve bu toprağa ait olup olmadığını sorgulasın."
Ve Erdogan bunlari soylerken laikligi savunan 168 imzaciya (ki bugun 50.000 kadar) da asagiliyor, hakaret ediyor...
Erdogan'in anlayamadigi, daha dogrusu anlamak istemedigi "bu ülkeye, bu bayrağa ve bu toprağa ait" olmak için müslüman olmak zorunlulugu YOK.
Din bir inanç isidir, herkesi zorla inandiramazsiniz.
Türk olmak Müslüman olmakla esit degildir. Arap olmak da illa Müslüman olmayi gerektirmez.
Ne mutlu Türküm diyen herkes TÜRK'tür, hristiyan, yahudi dinlerine de inanmis olur, ya da inançsizdir.
Herkesi zorla müslüman yapmaya kalkarsaniz Islam'a kötülük etmis olursunuz.
Insanlarin Mûslüman olmasini istiyorsaniz siz önce adaleti, hak ve hukuku, kendiniz gibi olmayanlara saygi gostermeyi, kimseye hakaret etmemelisiniz.
Ancak Erdogan iktidarda kalabilmek için hep ONLAR ve BIZ diye halki bölmekten basaka çare bulamiyor. Bunun için de dün "camide içki içtiler", "basi örtülü bacima saldirdilar" gibi yalanlara sariliyor.
Iran'in hali ortada, Suud'lar ortada, Misir ortada... Islam cografyasindan parlayan bir TÜRKIYE vardi. Erdogan ülkeyi Araplastirmak ya da Orta-Dogululastirmakla bu pariltiyi sondurdu.
Birbirine dusman edilmis iki kutuplu bir ülke yaratti.
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum